Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu

1901 (Erzurum) – 16 Kasım 1974 (İstanbul)

Durkheim ve Gökalp gibi toplumsal gerçeklik (sosyal realite) ile ilgilenmiştir. Altınova isimli ütopik bir şehir hayal etmiş; yöntem ve araştırmalarını Altınova üzerinde örneklemdirerek açıklamaya çalışmıştır. Sosyolojinin konusunun cemiyet (toplum) olduğunu belirten Fındıkoğlu ’na göre üniversite kendi araştırma inzivasından uzaklaşarak üniversite dışı hayat için bir güneş rolünü oynamalıdır. Dışarıdaki hukukçuya, politikacıya, teoloğa, mühendise, memura, kısaca halka ışıklarını saçmalıdır. Üniversite ile üniversite gençliği ile temas etmesini başka ifade ile gençliği iç ve dış politika meselelerinin yüksek siyasetiyle ilgilendirmeyi bilmelidir.





 

Fındıkoğlu Türkiye ‘de yerli ve milli bir düşünce geleneği kurmak adına; yabancı kültürün muhtevasından ziyade zihniyeti ve metodu kavranması gerektiğini vurgular. Batı medeniyetinden hangi unsurların alınacağı konusunda Mümtaz Turhan ‘la hemfikir olmuştur.
Fındıkoğlu ’nun metodolojik görüşlerini üç başlık altında incelemek mümkündür.
 
Determinizm ve Hürriyetçilik: Fındıkoğlu, çağdaş bilimsel görüşe uygun olarak tabiî bilimlerde olduğu gibi sosyal bilimlerde de mutlak hakikatler peşinde koşmanın doğru olmadığını belirtmiştir. Determinizm hakkındaki yeni anlayış, araştırmacıyı tabiat olaylarını önceden tahmin edebilmek için bir olasılık fikrine götürmektedir. Tabiatın yapısına uygun durum da budur. Tabiatta artık kesin kanunlar düşünmek mümkün değildir.
 
Tarihî Metot: Fındıkoğlu’nun çok önem verdiği ve kullandığı “tarihî metot” da savunduğu bütüncü görüş içinde daha iyi değerlendirilebilir. O herhangi bir sosyal olayı, bir şahsı, bir düşünceyi, bir kurumu incelerken onun geçmişini aydınlatarak mevcut durumunu açıklamaya çalışır, dolayısıyla geleceğine de ışık tutmaya çaba gösterir. Onu çevreleyen tarihî, sosyal, ekonomik şartları zaman ve mekân boyutlarında bir bütün olarak vermeyi amaçlar. Bu tarihî bakış açısını da onun metodolojik yönden sosyolojiye katkısı olarak düşünmek mümkündür.
 
Bütüncü Görüş: Fındıkoğlu karmaşık bir yapıya sahip olan toplumsal olayların Gestaltçı-Bütüncü görüş çerçevesinde açıklanmasını savunur. Şu cümlesi Fındıkoğlu’nun sosyal meselelere bakış şeklini çok net olarak göstermektedir: Sosyoloji disiplini her tek sosyal meseleyi bir “nokta” hâlinde tasarlar ve bu noktayı çerçeveleyen tarihî hava ve sosyal şartları bu noktaya kuvvetli bir projektör gibi tutar. Fındıkoğlu, “bütüncü görüş” ile hem “toplum” veya “sosyal realite” denen karmaşık yapıya bir bütün olarak bakmayı hem de sosyal olayları toplumun bütünü içinde birbirleri ile ilişkileri olan birer bütün olarak incelemeyi getirmiştir. Bu açıklamalarında tek taraflı ve tek sebepli mutlak açıklamalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayarak sosyolojinin relativist (değişken) karakterine de işaret etmiştir. Sosyal olayları ortaya çıktıkları yer ve zamanı dikkate alarak çeşitli metotlar yardımıyla ve bilimler arası bir yaklaşımla incelemek, bu inceleme ve açıklama esnasında gerektiğinde daha önce ortaya atılmış doktrinlerden de faydalanmak gerektiğini somut örnekler de vererek açıklamıştır. Bilimsel araştırmada akıl ve tecrübenin, tümevarım ve tümdengelimin birlikte kullanılması gereğini de belirtmiştir.

 

Kültürel Hayat

Fındıkoğlu Türkiye ‘de kültürel hayatın gelişmemiş olduğundan dem vurarak bunu geliştirmeden kültür düzeyinin artmayacağını söyler. Kültürel seviyeyi yükseltmek için alınması gereken önlemleri şu şekilde sıralar:

  • Sosyal Değerleri Birbirinden Ayırma
  • Aydın-Toplum Etkileşimi
  • Kültürde Ademimerkeziyetin Sağlanması
  • Batının Bilimsel ve Felsefi Ortamını Bir Bütün Olarak Yaratmaya Çalışmak
  • Devletin kültürel Hayatta Rol Alması

 

Eserleri:

2000 ‘in üzerinde eseri bulunan Fındıkoğlu ‘nun bazı eserlerine yer verilmiştir.
Ziya Gökalp – 1935
Ahlâk Tarihi 3 Cilt – 1936-1946
İbn-i Haldun’un Hukuka Ait Fikirleri ve Tesiri – 1939
İçtimaiyyat – 1958
Hukuk Sosyolojisi – 1958
Le Play Mektebi ve Prens Sabahattin – 1962
İktisat Sosyolojisi Açısından Sosyalizm – 1965
İçtimaiyata Giriş – 1944
İçtimaiyyat Dersleri -1971
Karl Marx (1818 – 1883): Hayatı ve Şahsiyeti, Eserleri ve Tahlilleri, İktisadi Nazariyeleri
Türkiye’de Kooperatifçilik: Tatbiki Sosyoloji Denemesi – 1953
Kooperasyon Sosyolojisi – 1967

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir