Bitcoin Nedir? Nereden Çıktı?

Bitcoin Nedir? Nereden Çıktı?

 

2009 yılının Ocak ayında hayatımıza giren Bitcoin kavramından biraz bahsedelim. 2008 yılında Satoshi Nakamoto ismini kullanan fakat gerçek adını hiç kimsenin bilmediği Mr. Nobody ‘de diyebiliriz bu kişiye; Satoshi Nakamoto internet ortamında paylaştığı bir makale ile bitcoini tüm dünyaya tanıttı.

Tüm Olayları Başlatan Satoshi Nakamoto ‘nun Makalesini İndirmek İçin TIKLAYINIZ !

Nakamoto, asıl kimliğini şimdiye kadar ortaya hiç çıkarmadı. Söylentilere göre FBI tarafından yakalandığı veya Elon Musk  olduğu dahi var. Ama kesin bir bilgi olmadığından bizim için halen Mr. Nobody.

 

satoshi nakamoto kimdir?

Ülkemizde faaliyet gösteren Dijital Dönüşüm Derneği İstanbul’da siber ödeme forumu düzenledi. Konuşmacılar arasında Bitcoin Vakfı Başkanı Jon Matonis da yer alıyor. Matonis, ödeme sistemlerindeki yenilikçi trendleri zirvede anlatacak. Ancak asıl konumuz bu değil. Zirveye ev sahipliği yapacak olan Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı İsmail Hakkı Polat’ın Bitcoin ile ilgili anlattıkları. Aynı zamanda bir akademisyen olan Polat’a göre yeni dünya düzeninde baş rolü yine finansal sistemler üstlenecek ama bir farkla. Bu defa hem finansal sistemler hem de dünya dönüşecek, dedi.

Bitcoin nedir?

Bitcoin arkasında herhangi bir finansal kurumun olmadığı, tamamen matematiksel bir denklem üzerine kurulmuş bir sanal para birimidir. Detaylı açıklama için yukarıdaki verdiğimiz linkten Mr Nobody ‘nin makalesini indirip inceleyebilirsiniz.

Bir para biriminin ve kredi kartının arkasında bir güven vardır. Bitcoin bu güveni matematiksel bir denklemle sağlıyor. Mesela ben bir Bitcoin hesabı açıyorum. Programı indiriyorum. O programın içerisinde şifre var. Bu benim cüzdanım oluyor. Ben bunu istersem offline olarak kendi bilgisayarımda tutabilirim. Ama o zaman bilgisayar hasar gördüğünde parayı tamamen kaybediyorum. Ya da bulut bilişimde sanal kiralık kasalar ve sanal döviz büroları var. Bitcoin’i transfer için önce cüzdan oluşturuyorum, ardından da sanal döviz bürosundan Bitcoin alıyorum. Fakat şu an için en güvenli sistem bir flash (usb) belleğe benzer bir bitcoin cüzdanına programınızı yedeklemek. Ülkemizde artık bu cüzdanları 500 TL civarında bir ödeme yaparak almanız mümkün. Sisteme ne kadar çok insan katılırsa güvenliği de o kadar artıyor. Talep arttıkça da iniş-çıkışlar başlıyor. Yani değer kaybediyor ya da değeri yükseliyor.

Mesela ben size para transfer ediyorum diyelim. Aradaki transfer miktarı çevredeki diğer bilgisayarlar üzerinden doğruluyorlar. Bütün bunlarının hepsinin kaydı zincir bloklarıyla birbirine bağlanıyor ve küçük küçük veri tabanlarıyla herkesin bilgisayarına işleniyor. Buna blockchain veritabanı deniliyor. Tıpkı p2p, torrent gibi düşünün. Bitcoin’de insanlara rahatlıkla ve bankalardan bağımsız şekilde para transferi yapılabileceğini gösterdi.

Finansal kurumların, bu sistemdeki olumlu yönleri kendi sitemlerine entegre etmeleri gerekir. Çünkü Bitcoin hem bir havale aracı, hem emtia, hem de bir para birimi. Ülkemizde bu işlemi blockchain zincirine dahil olarak Akbank başlatmış bulunuyor.

Türkiye’de Bitcoin

Türkiye zamanı geldiğinde coin üretebilir mi? Türkiye’de sanal para ile ilgili bir çalışma yok. Biz bir vergi devleti olduğumuzdan; önceliğimiz her nedense “bu coinlerden nasıl vergi alırız” oldu. Biliyorsunuz 2008-2009 yılındaki G20 zirvesinde Çin artık “dolardan kurtulalım” dedi ve bunun büyük yankıları oldu. Şu anda BRICS ülkelerinin yani – Brasil,Rusya,India (Hindistan) China (Çin) South Africa – özellikle dolara karşı çalışmaları var. Estonya’da kimlik doğrulama Bitcoin altyapısı üzerinden yapılıyor. Avusturalya’da da böyle bir çalışma var.

Bitcoin’i her ülke kendisi de üretebilir ama benim tahminim şu; her ülkenin nasıl banknotu var siber dünyada da benzer şekilde siber parası olacak. Bundan kaçış yok. Bir anda dünya konjonktüründe yaşanabilecek bir kırılma bunu tetikleyebilir. O yüzden bizim yapmamız gereken dijital dönüşümü iyi anlamak.

Dünyada 15 milyon Bitcoin var. 1 Bitcoin’in şu anki değeri 12.600 dolar civarında. Toplam hacmi 6 milyar dolar civarında. Bu, küçük bir miktar ama aynı zamanda bir deney. Mesela Microsoft online yazılım alımlarında bunu kullanıyor.

Doları bile tahtından edecektir. Bu yazdığım cümleyi iyi analiz edin. Amerika ‘yı değil Doları tahtından edebilir. Bitcoin yani btc piyasası ABD tarafından endekslenme ihtimali kuvvetle muhtemeldir.

R3 diye bir konsorsiyum var. Goldman Sachs ve Wall Street destekliyor. Muhtemelen FED bu oluşumun arkasında. Amerika aslında Bitcoin’e bakarak UScoin çıkarmaya çalışıyor. Tahminler o yönde. ABD eğer Bitcoin yerine UScoin kullanacağım derse o zaman doların dünya para piyasasındaki hegemonyası devam edecek anlamına gelir. Ama tutarda bunu Çin ya da Rusya çıkarırsa dünya farklı bir eksene girebilir.Ekonomik kriz bu yapıyı besledi

PEKİ ! Parayı kim üretiyor?

Sistem bunu kendi üretiyor. 2040-2050’ye kadar piyasaya sürülecek para miktarı belli. Sistemi enerji ve havale teyidi olarak destekleyenlere küçük küçük bonuslar veriliyor. Buna Bitcoin madenciliği deniyor. Sırf bu iş için kurulmuş çok sayıda girişimcilikler var. Türkiye’de de var.

İlk olarak Kıbrıs Rum Kesimi gibi finansal krizlerin olduğu yerlerde, yani insanların bankalara güvenmediği ülkelerde paralarını Bitcoin’e yatırmalarıyla yayıldı. İnsanlar ‘eğer biz paramızı Bitcoin’e yatırsaydık mevcut finansal sitemin dışında olurduk dediler’. Ve hiçbir sisteme bağlı olmayan Bitcoin’e yöneldiler. 2013 yılında 1 Bitcoin 1300 dolara kadar çıkarak tarihi rekorunu kırdı. Çin ve Rusya gibi ülkeler Bitcoin’i spekülatif amaçları için kullanmaya başlayınca bir anda işin çehresi değişti. Yer altı ekonomisinde özellikle uyuşturucu ve kara para aklama gibi illegal işlerde kullanılması popülaritesini düşürdü. Ama 2013’ten sonra Uber gibi paylaşım ekonomisiyle ciddi bir dolaşım oluşmaya başladı.Sistemi bilmezseniz mağlup olursunuz

Paranın kontrol dışı olduğu sistem devlet yapısının sorgulanmasına neden olmaz mı?

Şu anda zaten bu siber dünya ile sorgulanmıyor mu sizce. Mesela Google problemimiz var. Google Türkiye’de aldığı reklamın faturasını İrlanda’da kesiyor. Türkiye’den 1 milyara yakın gelir elde ediyor ama bir kuruş bile vergi ödemiyor. Amazon aynı şeyi Lüksenburg üzerinden İngiltere’ye yapıyor. İngiltere Maliye Bakanı ‘Biz de Amazon’un İngiltere üzerindeki sevkiyatlarını durdururuz’ dedi. Ama bunlar o kadar çok olacak ki. Bütün bunların çözümü ülke sınırlarını kapatıp regülasyonlar yapmak değil, tam tersine küresel iş birliği ile tüm dünyanın ticaretinin belirli standartlarda yapılması.

Bunlar yeni normaller. Bunun iyi mi kötümü olduğuna toplum olarak beraber karar vereceğiz. İyi bir şey varsa onları da sistemlerimize uygulamamız lazım. Belki önünde durabilirsiniz. Ama önünde durabilmek için sistemi bilmek gerekli.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir