Türkiyede Sosyoloji

Türkiyede Sosyoloji

 

 

 

Cumhuriyet Döneminde Türk Devrimlerine İdeoloji Kazandırmak İçin Oluşturulan Slogan

 

 

Vankulu Lügatı: 1727 yılında Türkiye’de kurulan matbaada ilk basılan eser.

vank

Kadro Dergisi: Seçkin-Aydın grubunun ideolojik rolünü formüle eden Şevket Süreyya Aydemir’in önderliğinde 1932-1934 yılları arasında çıkarılan dergidir.

İttihat ve Terakki Fırkası: İkinci Meşrutiyet ile Osmanlı Devleti’nde yeni bir yönetim modeli uygulaması gelmiştir. Bu modelde iktidarı üstlenen ve bugünkü siyasi partilerin de ilk örneğini oluşturan partidir.

İlm-i İçtimai Nedir? : 1912 yılında Emile Bougle ‘nin Fransızcadan Türkçeye Mustafa Suphi tarafından çevirilen ve kapağında sosyoloji yazan sosyoloji bilim dalıyla alakalı ilk çeviridir.

Ulum-i İktisadiyye ve İçtimaiyye Mecmuası:Kapağında sosyoloji kelimesinin yer aldığı ilk dergidir.




İçtimaiyat: Talim Terbiye Kurulu’nun 25.4.1927 tarihli kararı ile yazarları N. Sadık – Bonafos olan liselerde okutulmaya başlanan ilk ders kitabıdır.

İstanbul Üniversitesi: Türkiye ’nin ilk sosyoloji kürsüsü bu üniversitede açılmıştır. 1917 ‘den günümüze kadar yayın yapmaya devam eden “İçtimaiyat Mecbuası” isimli en köklü derginin yayımcısıdır.

ictima

Türk Bilgi Cemiyeti: Türkiye ‘de sosyolojiyi oluşturucu parçalarından biri olarak kabul eden ilk dernektir.

Sosyoloji Derneği: Türkiye’nin en uzun süreli sosyoloji derneğidir.

Temel Araştırma: kavram-kuram üretimine,

Uygulamalı Araştırma: Politika üretimine yönelir.

1940-1950 arası Türk-Türkiyede Sosyolojisi: Amerikan sosyolojisine ve Marksizme yönelim artmıştır.

1980 Sonrası: süreçte esen neo-liberal rüzgârla birlikte, öncülüğü devlet elitlerince üstlenilip merkezi biçimde yönlendirilen müdahaleci politikalar hızla itibar kaybetmeye başlamıştır. Özellikle IMF ve Dünya Bankası gibi Batılı kuruluşların biçimlendirdiği ve serbest piyasa ekonomisini idealize eden ekonomi politikaları Türkiye gibi endüstriyel gelişmesini tamamlamakta olan ülkelere adeta dayatılmıştır.

Türkiye’de toplumsal teorinin üretilmesi ve paylaşılması tarzında bir değişim söz konusudur. 1980 sonrası dönemde pozitivizme, toplum mühendisliğine, tümelci ve nomotetik (genelleştirici, yasa koyucu) bilim anlayışlarına yönelik eleştirellik sosyolojik araştırmalarda daha fazla görünürlük kazanmaktadır. Tarih-üstü, evrenselci, tümelci, pozitivist, nomotetik sosyoloji/bilim paradigması giderek gözden düşmekte; tarihselci, yerel, tikelci, hermeneutik, idiografik (somut, tekil, ünik olana göndermede bulunan) sosyoloji/bilim paradigması sahneyi doldurmaktadır.

Avrupa Birliği: 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra Avrupa ülkelerinin bütünleşme yolundaki çabaları sonucu 1 Kasım 1993 yılında kurulmuştur.

Rasyonalizm: Her türlü bilgi akıl vasıtasıyla elde edilir.

Materyalizm: (Maddecilik) Varlık maddedir ve maddenin dışında zihinsel ve doğaüstü hiçbir güç bulunmaz.

İnterdisiplinerlik: Disiplinler arası çalışma; 1980-2000 arası dönemde Türk sosyolojisinde metodoloji anlayışının değişmesine işaret eder.

Referans Grupları ve Sirkülasyon Ajanları: Kurumsallaşmanın iki destekçisidir.

Erken Cumhuriyet Döneminde Türk Devrimi

  • Celal Nuri: Türk İnkılabı (1926) ilk kitap
  • Şevket Süreyya Aydemir: İnkılap ve Kadro (1932)
  • Recep Peker: İnkılap Dersleri (1935)
  • Peyami Safa: Türk İnkılabına Bakışlar (1938)
  • M. Saffet Engin:Kemalizm İnkılabının Prensipleri I-II (1938)
  • Mahmut Esat Bozkurt: Atatürk İhtilali (1940) Türk devrimini anlamlandıran eserlerdir.

 

Köy Monografisi:

Berges ve öğrencisi Ülgen tarafından 1940 yıllarında Batı Anadolu ‘da Örnek Olay Analizi ve Nitel Gözlem yöntemi kullanılarak Erken Cumhuriyet döneminde Türk devriminin toplumsal değişimdeki sonuçlarını görmek amacıyla incelemeler yapmışlardır. İlk köy monografisini yapan  Niyazi Berkes ‘e göre köylerde takvimin Güneş, sosyal ilişkilerinde Akrabalığa dayandığını belirtmiştir.

*Türklerin batılı toplumlarla asıl ilişkileri Haçlı Seferleri ile olmuştur.
*Türklerin birebir ilişkide bulundukları ilk batılı kavimler Venedik-Ceneviz.
*Batıda başlayan bilimsel hareketin öncüsü Francis Bacon.
*Kara Mehmet paşanın viyana seferine katılan ve Avrupa’yla ilişkiler konulu bir eser yazan Evliya Çelebi.
*Sefaratname 28 Çelebi Mehmet’in eseridir.
*Sait Mehmet Efendi ve İ. Müteferrikanın birlikte yazdığı, matbaanın kurulma gerekçesi konulu eser Vesilet-ül Tıbaa.
*Kurulan ilk matbaada basılan ilk eser Mehmet. Bin Mustafa – Sıhh-ı Cevheri.
*Yeni Çeri Ocağı II. Mahmut Döneminde kaldırılmıştır. Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye kurulmuştur.
*Sefirlikler kurulan batılı ülkelerin başkentlerine III. Selim Döneminde elçiler gönderilmiştir.
*Çiçek aşısı uygulaması II. Mahmut’un emri ile başlamıştır. Aynı dönemde cerrahaneler kurulmuş, karantina yöntemine geçilmiştir. Yine aynı dönemde Üç Meclis sistemi kurulmuştur.
*İbrahim Şinasinin kaleme aldığı ilk batılı eser Tercüme-i Manzume. İbrahim Agahla birlikte Tercüman-i Ahvali çıkarmıştır. Tasvir-i Efkarı çıkarmıştır. T harfine kadar bir lügat çıkarmıştır.
*Şinasi’ye göre batı medeniyetinin temelinde bulunan kriterler Akıl – Adalet.
*Şinasiye göre adaletin temelinde akıl yatar. Hoca Tahsin Efendiyle birlikte Rasyonalizme yakın fikirleri vardır. Halkı memleket yönetimine ortak etmek hükümetin sorumluluğunu azaltır düşüncesini benimsemiştir.
*Hoca Tahsin Efendinin eserleri : Esas-ı ilmi Heyet, Mürebb-i Eftal, Esrarı Abu Hava, Heyet-i Alem, Tarihi Tekvin Yahut hilkat, Psikoloji Yahud İlmi Ahvali Ruh, Güliver Nam-ı Müellifin Seyahatnamesi.
*Hoca Tahsin Efendiye göre insan bilgisi Vicdanla başlar.
*Genel kavramların her birine ayrı ayrı Tür denir. Türleri İçeren genel kavramlara Cins denir.
*H. Tahsin Efendiye göre insanı hayvanlardan ayıran güce Tasvir denir.
*5 duyuyla algılanamayanları algılamaya Vehmetme denir.
*Maddenin parçalarını idrak etmeye duyumlama denir.
*Maddelerin ve kısımların, parçaların gayrılarını idrak etmeye Düşünme denir.
*Hoca Tahsin e göre idrak şu sırayı izler : Duyum – Tahayyül – Düşünme.
*Beşir Fuad’ın eserleri : Binbaşıyı Davet – Beşer – Mektubat – İntikad ve Voltaire. Pozitivizmi savunur.
*Emile Zolanın edebiyata uyarladığı Claude Bernard’ın kitabının adı Tıpta Tecrübe Usulüne Giriş.
*Beşir Fuat’ın takipçileri : baha Tevfik – Ahmet Nebil – Subhi Edhem – Celal Nuri İleri.
*Ahmet Cevdet Paşanın tarih anlayışı İbni Haldun ve İbni Haldunun Mukaddime adlı eserine dayanır.
*Mecelle (Kanun Kitabıdır) isimli, hukuk f. ve mülkiyede ders kitabı olarak okutulan eserin sahibi Ahmet Cevdet Paşa.
*Ali Suaviye göre İslam ülkelerinin medeniyet sanat ve ticarette geri kalmasının sebebi Tekelcilik ve Dervişlik.
*Namık Kemal’ın eserleri : Zavallı Çocuk – Vatan Yahut Silistre – Gülnihal – Cezmi.
*Kamu Sanısı : yönetici ve memur olmayan bireylerin birbirlerine ve genele karşı sahip olduğa yapma gücünün manevi ifadesidir.
*Ali Suavi dengeci ve Meşrutiyetçi düşünürlerdendir. Ona göre sınırsız yetki Allah’tadır.
*Beşir Fuat’ a göre varlıklarda dikkati çeken madde – kuvvet.
*Osmanlı devleti yenileşme adına ilk adımları Kitap basımcılığı ve askerlik alanlarında atmıştır.
*Osmanlının içinde bulunduğu durum ve geleceği hakkında önemli tespitlerde bulunup IV Murat’a sunan Koçi Beydir.
*Tanzimat fermanı ile din müessesinde değişiklik yapılmamıştır.
*I. Meşrutiyet dönemi Kanun-i Esasi nin kabulu ile başlamıştır.
*II. Meşrutiyete öncülük eden grup Jöntükler.
*Osmanlı tarihi açısından batılı anlamda ilk anayasa Kanun-i Esasi.
*Meşrutiyet dönemi Yayınları : Meşveret – Mizan – Osmanlı Gazetesi – Şurayı Ümmet.
*Meşrutiyetin en güçlü düşüncesi, Osmanlı halkları arasında birlik oluşturma fikri İttihad-i Osmani.
*Yeni bir vatandaş tanımı arayışı da denilen müslim-gayrimüslim bütün Osmanlı tebaası fikri İttihad-ı Anasır.
*Müslüman Türk unsuruna dayalı siyasi birlik anlayışı İttiahd-ı Etrak.
*Devlette ve Toplumda batıya benzer bir yenleşme yaratma girişimi Garpçılık.
*II. Meşruiyet döneminde İslamcılığın merkezi olan dergi Sebillürreşad.
*Sebillürreşad dergisi yazarları : Eşref Edip – Mehmet akif – Aksekili Hamdi – İzmirli İsmail Hakkı.
*Tasfir-i Efkar ismiyle çıkardığı gazetesinde Türkçeyi kullanan ilk edebi Türkçü Şinasi.
*İlmi tetkikleriyle Türkçülük fikrini ciddi bir çığır haline getiren yazar Ahmet Cevdet Paşa.
*Türkçülük II. Meşrutiyet döneminde siyasi şekil almıştır.
*Turan İdealini Türkçülüğe temel alan düşünce adamı Hüseyinzade Ali.
*Hüseyinzade Alinin Turancılık düşüncesini yayınladığı dergiler Hayat – Füyenat.
*Ziya Gökalp Türkçülük fikrini Türk Yurdu isimli dergide yayınlamıştır.
*Yusuf Akçuranın II. Meşrutiyet dönemini özetleyen geniş makalesinin adı Üç Tarz-ı Siyaset.
*Hilmi ziya ülken ve arkadaşlarının öncülüğünü yaptığı fikir akımı Memleketçilik.
*Sosyoloji 19yy’da bağımsız bir bilim haline gelmiştir. Kurucusu Comte’dur. Sosyolojiyi Türkiye’ye getirmek için çaba sar eden düşünürler Ziya Gökalp ve Prens Sabahattin.
*Prens sabahattin’in devlet meseleleriyle ilgili kitabı Türkiye Nasıl Kurtarılabilir.
*Ziya Gökalpin önderliğini yaptığı grup İttihatçılar.
*Prens Sabahattin Hürriyet ve İtilafçıların önderliğini yapmıştır.
*Prens Sabahattin ve ziya Gökalp Avrupada Fransa’dan etkilenmiştir.
*Fransada sosyolojiyi öğrenen prens Sabahattin, türkiyede Frederic Le Play ekolünün temsilcisi olmuştur.
*Fransa’da sosyolojiyi öğrenen Ziya Gökalp, ‘Emile Durkheim in temsilcisi konumundadır.
*P.Sabahattinin düşüncesi Teşebbüs-i Şahsi ve Ademi Merkeziyetçi şeklinde adlandırılır.
*P.Sabahattine göre toplumlar ilm-i içtima açısından 2 kategoride sınıflanmaldır. Toplumcular – Bireyciler.
*P.Sebahattin, bireyci ve özgürlükçü bir bakış açısına sahip olduğu için Ekol Olamamıştır.
*Ziya Gökalp’e göre millet kavramı Aynı terbiyeyi alma ya göre tanımlanabilir.
*Ziya Gökalp’in ümmetin vatanı olarak sözünü ettiği İslam Vatanıdır.
*Osmanlıda matbaanın geç kurulmasının nedeni Hattatlığı Korumaktı.
*Kurumsallaşmış yada kurumsallaşma yolunda adımlar atan sosyal yapılanmaya Kolektif Kişilik denir.
*Toplum içinde işgal ettikleri pozisyonlarda o pozisyonla bağlantılı rolleri oynayan kimselere Sosyal Kişi denir.
*Mezzo ve Makro ölçekli ağlarda sunum ile sunucu arasında bağ zayıflar, kopmaya yüz tutar. Bunun sosyal hayattaki karşılığı Sosyal Hayat Karmaşıklaşmaya Başlar.
*Önceden belirlenmiş, toplum tarafından onaylanmış, ve kendi içinde tutarlılık sergileyen, oldukça sürekli sosyal örüntüye Kurum denir.
*Toplum statik değil Dinamik bir yapıdır.
*Dolaşım ağında etkileşimlerimizin etkileri Sosyal norm doğrultusunda sunumun yol açtığı nesnel etkiye göre değerlendirilir.
*Türkiyede, başlığında sosyoloji yazan ilk kitabın adı ve yazarı : İlm-i İçtimai Nedir? – Emile Bouqle. Bu kitap Türkçeye Fransızcadan çevrilmiştir. Çevirisini Mustafa Suphi yapmıştır. 1912 yılında istanbulda yayınlanmıştır.
*Türkiye komunist partisinin kurucusu ve ilk genel başkanı Mustafa Suphi dir.
*Türkçedeki ilk sosyoloji ders kitabı Ziya Gökalp tarafından kaleme alınmıştır. Bu kitabın adı İlm-i İçtimaidir.
*Milli eğitim bakanlığı sosyolojinin liselerde okutulması kararını 1926 da almıştır.
*Sosyoloji ders kitabı yazan düşünürler : Necmettin sadak – Ziya Gökalp – Nurettin Topçu – Hazım Berge.
*İstanbul üniversitesindeki sosyolojoji kürsüsünün kurucusu ziya Gökalp.
*Talim terbiye kurulunun kararından geçerek liselerde okutulmaya başlanan ilk kitap N.Saık – Banafos – İçtimaiyat.
*Kapağında sosyoloji kelimesi olan ilk derginin adaı Ulum-i iktisadiye ve içtimaiye mecmuası.
*Sosyoloji dergileri : Bilgi mecmuası, Mesleki İçtimai, İçtimaiyyat Mecmuası.
*”Sosyoloji tüm bilimlerin başı ve hepsinin özetidir.” Ahmet Şuayp.
*Ziyaettin Fındıkoğluna göre türkiyede ilk sosyoloji dersi Ahmet Şuayp tarafından verilmiştir.
*İstanbul üniversitesi sosyoloji kürsüsünün ilk yabancı konuk profesörü Celestine Bougle.
*Türkiyede ilk sosyoloji bölümü İstanbul üni de felsefe bölümü içinde açılmıştır.
*İstanbul uni sosyoloji kürsüsü 1914 te ziya Gökalp tarafından kuruldu.
*Türkiye’de felsefe bölümünden bağımsız çalışan ilk sosyoloji bölümü İstanbul üni – Sosyoloji.
*Türkiyede bağımsız olarak doğrudan doğruya kurulan ilk sosyoloji bölümü Hacettepe Üni – Sosyoloji.
*Sosyolojiye giriş, türkiyedeki sosyoloji bölümünün ana bilim dallarından değildir.
*Sosyoloji ana bilim dallarının tanımlanması ve içeriklerinin belirlenmesi 1994 – Ankara Üniversitesi.
*Sosyolojiyi oluşturucu parçalardan biri olarak ilan eden ilk dernek Türk Bilgi Cemiyeti. Kuruluş: 1913- Ziya Gökap
*Türk bilgi derneğinin önde gelen amacı : deney ve gözleme dayalı pozitivist bilim kavramının önemini vurgulamak.
*Türk bilgi derneği I. Dünya savaşının çıkmasıyla kapanmıştır.
*Türkiyede kurulan 5. Sosyoloji derneği olan Türk Sosyoloji Derneği Hilmi Ziya Ülken tarafından kurulmuştur.
*Uzun yıllar uluslar arası sosyoloji derneğinde Türkiye’yi temsil eden dernek Türk Sosyal bilimler Derneği.
*Sosyologların en uzun ömürlü derneği Sosyolog Derneği. 
*Günümüzde U.Arası sosyoloji derneğinde ülkemizi Sosyoloji Derneği temsil etmektedir.
*Sosyoloji Derneği 1990 yılında kurulmuştur ve en uzun süreli dernektir.
*Sosyologluğa önem veren üniversite eğitiminde Sosyal sorunların tespiti ve çözümü çok önemlidir.
*Türk modernleşme sürecinde cumhuriyetin ilanıyla başlayan yeni dönem ve hareketler Türk Devrimi diye anılır.
*Türk devrimcileri Bağımsız olmamayı utanç olarak görmüş ve türk devrimini utançtan haysiyete dönüş diye tanımlar.
*Türk modernleşmesinin trajedisi olan iki unsur Batıya rağmen batılılaşma – Halka rağmen Halk için mücadele.
*Erken cumhuriyet döneminde türk devrimi algısıyla monografi çalışması yapan düşünürler : Niyazi Berkes – Hilmi ziya ülken – Mehmet ali Şevki Bey – İbrahim Yasa.
*Erken Cumhuriyet Dönemi düşünce adamları : Celal Nuri – Şevket Süreyya Aydemir – Peyami Safa – Mahmut Esat Bozkurt.
*Devrim sürecinde seçkin-aydın grubunun ideolojik rolünü formüle eden düşünür Şevket Süreyya Aydemirdir. Bu düşüncesi 1932-1934 tarihleri arasında yayınlanan Kadro isimli dergide yayınlanmıştır.
*Aydemirim Saint Simon la benzeşen fikirleri esas alındığında devletin başlıca görevi Sanayileşmeyi Sağlamak.
*Ş.S.Aydemirin Türk devrimi ile tarihsel materyalizm arasındaki fikri zemini Sömürgeciliğe ve Sınıf kavgalarına karşı yapılmış olmaları.
*Ş.S.Aydemir diğer düşünce adamlarından farklı olarak Devrimi bir iktisadi kurtuluş hareketi olarak değerlendirmesi.
*Ş.S.Aydemir’e göre geriliğimizin nedeni Yarı sömürge olan Osmanlının tekniğe sahip olmayışı.
*Dönemin haysiyetlilik düsturu Ş.S. Aydemire göre Kendine Yeterliliktir.
*Ş.S.Aydemir’e göre U.Arası Serbest-Liberal iktisadi sistemin yerine geçen otorşik iktisadi sistemin başrol oyuncusu Türk Devrimidir. Aydemire göre devrimin tek felsefesi Pragmatizmdir.
*Ş.S.Aydemirin söylemini devam ettirecek olan düşünür Doğan Avcıoğlu.
*”Türk devrimi yeryüzünün en arı ve bay(efendi) olan, türk milletini yokluktan varlığa, düşkünlükten üstünlüğe çıkaran evrensel bir hadisedir.”Recep Peker. Bay, efendi sözcüğüyle kast edilen Siyasi egemen ve bağımsız olma.
*Recep Peker Osmanlıya karşı görüşleri olan bir düşünürdür.
*Düşünsel serüveni rasyonaliteden mistisizme doğru giden Türk aydını Peyami Safa’dır.
*Peyami Safanın 1950 li yıllarda türk devriminin ideolojisini materyalist ve aşırı bularak eleştirdiği dergi Türk Düşüncesi Dergisi.
*Peyami Safa türk devrimini İslam ve Hristiyan medeniyetleri arasında tereddütlü ve ikiciliği ortadan kaldırdığı için orijinal bir tecrübe olarak görür.
*Peyami safa türk düşünürleri Batı Aynasından bakmaları ve yerli düşünce geliştirememeleri açsından eleştirir.
*Harbin sonunda politikalarından tamamen vazgeçilen akım İslamcılık.
*Peyami Safa’ya göre türk düşüncesi Hem Taklit Hem Siyasileştiği için Kusurludur.
*Peyami safa’ya göre garp medeniyeti ile garp emperyalizminin karıştırılarak emperyalizme duyulan kinin medeniyete yönlendirilmesi Lozanla sona ermiştir.
*Peyami Safa’ya göre Atatürk inkılabının değişmez iki prensibi Medeniyetçilik – Milliyetçilik.
*Mütareke yıllarında batılı düşünür Henri Bergson’un tanınmasını sağlayan dergi Dergah.
*Türk milliyetçiliğinin doğuşu Balkan Harbi ile başladı.
*Kemalist Devrim : Anti Liberal – Anti Komunist – Anti Sosyalist – Anti Faşisttir.
*Peyami Safa Evrensel İnsanlık Birliğine olumsuz bakmıştır.
*Kemalizm lafını ilk M.Saffet Ergin kullanmıştır. 1930ların sonunda da formüle etmiştir.
*P.Safaya göre kemalizmin din düşmanı olmamasına rağmen böyle düşündüren Ezanın ve kuranın Türkçeleştirilmesidir.
*19yy Avrupa medeniyetini makine medeniyeti olarak tanımlayan düşünürler Celal Nuri – Peyami Safa.
*P. Safa’ya göre avrupanın yaratıcılığını akılcılığını sağlayan bilim Matematik.
*P. Safa’ya göre İslam türk ve yunan düşüncesinin atası Aristodur.
*İbni Sina ve İbn-i Rüşt Teolojiyi, kozmoloji haline getirmeye çabaladıklarından batıyı doğudan fazla etkilemişlerdir.
*P. Safa’ya göre hristiyanlığın merkezinin kudüsten romaya alınması doğuyu Müslüman batıyı hristiyan egemen yapmıştır.
*P. Safa’ya göre batı medeniyetindeki iki temel unsur Matematik ve sistemdir. Tam tersi de doğudadır. Mistisizm-Step Uygarlığı.
*Sosyolojinin konusunu millet ve ulus devlet olarak belirleyen ve sosyoloji ile siyasal ideoloji bağını açıkça kuran düşünür M.Saffet Ergin.
*Saffet Engin’e göre türk milliyetçiliğini belirleyen unsurlar : Balkan Faciası-Kırım Savaşı-Fransız Devrimi- Osmanlıdaki gayri Türklerin milliyetçilik yapmaları.
*Atatürk’e fevkel beşer(üstün insan) diyen Ergin, Türk devrimini Nietsche nin teziyle temellendirir.
*Saffet Ergin türk ahlakını Nietsche nin Dyonisos ahlakına benzetir.
*Esat Bozkurt’a göre 20. Asır Motor Medeniyeti dir. Bozkurta göre motor yapma kudretini bize Devlet sağlayacaktır.
*Bozkurt’a göre türk aydınlarının batılılaşmaktan umdukları Sanayileşmektir.
*Bozkurt, bir şeyin kaldırılıp yerine yenisinin konmasına ihtilal, korunarak başka kaba girmesine inkılap der.
*Esat Bozkurt’a göre insanlığın mukaddes değerleri Vatan-Hürriyet-İstiklal-Anayasa-Milli Namustur. Özgürlük ona göre batılı sakıncalı bir düşüncedir.
*Esat Bozkurta göre ihtilal ilericiliktir. Bunun tersi İrticadır.
*CHPnin altı okuyla özdeşleşen düşünce adamı M.Esat Bozkurt’tur.
*Niyazi Berkes’e ait 1942 de basılmış monografi çalışması : Bazı Ankara Köyleri Üzerine Bir araştırma.
*Kurna Köyü isimli monografi Mehmet ali Şevki Bey e aittir.
*Peyami Safa islamın Türkleri gerilettiğini düşünmez. Düşünenler : Celal Nuri-Recep Peker-Ş.S.Aydemir-M.S.Ergin.
*Batılılaşmayı matematik ve kentleşme olarak açıklayan Peyam Safa’dır.
*Türk devrimcilerden Şevket Süreyya Aydemir materyalisttir.
*Niyazi Berkes ve Hilmi Ziya ülken öğrencileriyle monografi çalışması yaparken Örnek Olay analizi ve nitel gözlem tekniklerini kullanırlar.
*Niyazi Berkes’e göre köylerde kullanılan takvimlerden güneş takvimi işlevsel takvimdir.
*Hilmi ziya Ülkenin öğrencisi Göknil Batı Anadolu köylerinde çalışma yapmıştır.
*Niyazi Berkes’e göre türk köylüsü ilişkilerini Akrabalığa göre belirliyor.
*Sosyologları köy monografisi yapmaya iten Türk devriminin sosyal sonuçlarını görmek.

Katkıda Bulunan Kişiler ve Sosyologlar:

II.Mahmut: 1826’da kaldırılan Yeniçeri ocağının yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye (Muhammed’in zafer kazanmış orduları) isimli orduyu, hükümet şürası, adliye işleri ve askeri şüra olan 3 meclisi, cerrahhaneyi, tıphane mektebini, ilkokullara öğretmen ve harbiye ’ye okuryazar öğrenci yetiştirmek gayesiyle Rüştiye okullarını kurmuş, sadrazamlığı başvekilliğe dönüştürmüş, sağlıkta karantina dönemine geçilmesini ve çiçek aşısını uygulatmaya başlatmıştır.

Baron de Tott: III.Mustafa döneminde mühendishanede verdiği dersler; Osmanlıların Avrupa bilim ve tekniğiyle açık bir biçimde ilk buluşması gerçekleştiren Macar asıllı Fransız ajandır.

İbn Abbas: “Ruh bedenden ayrılınca ne olur?” sorusuna, “Kandilin yağı bitince ışığı ne olur?” yanıtını veren düşünür.

Namık Kemal: Kavimler Antlaşması isimli yazısında bir çeşit federalizmi ileri süren düşünür. Yönetici ve memur sınıfları dışındaki bireylerin birbirlerine ve genele karşı sahip olduğu yapma gücünün manevi ifadesini kamu sanısı olarak adlandırmıştır. İnsanın en doğal hakkı hür yaşamak olduğunu ifade etmiştir. Medeniyet, kamu sanısı, umumi hukuk, şûray ı devlet, yani danıştay; şûray-ı ümmet, yani kanun kurucu meclis, senato gibi kavramları gündeme taşıyan düşünür

Ahmet Cevdet Paşa: Yazmış olduğu kanun kitabı Mecelle 1926 medeni kanununun kabulüne kadar geçerliliğini sürdürmüştür.

Hoca Tahsin Efendi: İnsanı diğer hayvanlardan ayıran tasvir (anla(t)ma) gücüdür. Akıl yürütme duyum, istidal, hüküm ve irade gibi ruhun bütününü içerir. 5 dış duyu organımızla algıladığımız tasvirleri, iç duyu organımız VİCDAN vasıtasıyla muhakeme eder ve karar veririz.

Yusuf Akçura: İkinci Meşrutiyet dönemi Türkçülük akımını benimsemiştir. Türk Derneğinin kurucularına öncülük etmiştir. Üç Tarz-ı Siyaset ‘in yazarıdır. Osmanlıcılık fikri ile geleneksel değerlere sahip çıkmış, Anadolu İslamı’nı yücelterek Türk-İslam sentezinin önünü açmıştır.

Mehmet Sait Efendi: Matbaanın Türkiye ‘ye getirilmesinde büyük rol oynamış devlet adamı.

İbrahim Şinasi: Batı Medeniyeti Akıl ve Adalet esasına dayandığı görüşündedir. Tasfiri Efkâr ismiyle çıkardığı gazetesinde Türkçeyi kullanmak suretiyle ilk edebî Türkçüler arasındadır

Beşir Fuad: Osmanlı ‘da pozitivizm anlayışının temsilcisidir. Varlıklarda dikkati çeken şeyin Madde ve Kuvvet olduğunu öne sürmüştür.

Ali Suavi: Sınırsız yetki ancak Allah ‘a aittir. Devrimci bir fikir adamıdır. Hilafet kurumunu kabul etmemiş ve hutbelerin arapça okunmasına karşı çıkmıştır.

Mustafa Celalettin Paşa: Türkçülük fikir akımına tarih araştırmalarıyla öncülük etmiştir.

Ahmet Şuayip: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Aynı yerde profesör olarak çalışmıştır. Hukuk ve Edebiyat Fakültesi öğrencilerine Sosyoloji dersleri vermiştir. Sosyolojinin tüm bilimlerin başı ve hepsinin özeti olduğu düşüncesindedir.

DAHA GENİŞ AYRINTI İÇİN: Türkiye ‘de ilk Sosyoloji Dersi konumuzu okuyabilirsiniz.

Hilmi Ziya Ülken: Dini Sosyoloji isimli eserin yazarıdır. 1950’lerde “dil sosyolojisi” yapmaya çalışan sosyolog

Oya Sencer-Baydar: Türkiye’de işçi sınıfının tarihi üzerine doktora çalışması yapan sosyolog

Cahit Tanyol: Laik Ahlaka Giriş ve Laiklik ve İrtica isimli eserin yazarıdır.

Muzaffer Sencer: Dinin Türk Toplumuna Etkileri isimli eserin yazarıdır.

Ziya Gökalp: Türkiye ‘de ilk sosyoloji kitabı yazarıdır. Milleti açıklayan temel bağın aynı terbiyeyi almak olduğunu söylemiştir. İttihatçıların tarafında yer almış, Emile Durkheim okuluna göre sosyolojiyi uygulamıştır. İlm-i İçtimai Dini adlı eseri yazmıştır.

Prens Sabahattin: Türkiye Nasıl Kurarılabilir? kitabını yazmış, hürriyet ve itilafçıların fikir önderliğini yapmış, Frederic LePlay okulunun ekolüne göre sosyolojiyi uygulamıştır. Sosyolojik görüşlerinin temel noktasında “adem-i merkeziyet” ilkesi savunulmuştur. Onun etkisiyle  ülkemizde Liberal politikaların devlet yöneticileri tarafından uygulanmaya başlamıştır.

Peyami Safa:Tek erken cumhuriyet dönemi aydınıdır. İslamın Türkleri geriletmediğini söylemiştir.Batı medeniyetinde iki temel unsur bulur: Riyazileşmek (matematikleşme) ve Siteleşmek (kentleşmek). Bunun tersi Doğu ise mistisizm ve step uygarlığıdır. Atatürk İnkılabının değişmez iki prensibinin Milliyetçilik ve Medeniyetçilik olduğunu söyler.Türk düşünürleri hakkında şimdide de geçerli olabilecek bir eleştiri yapmaktadır. Ona göre, Türk düşüncesi kendine Batılı filozofların aynasından bakmaktadır ve yerli düşünce gelişememiştir. Bu itibarla Safa herhangi bir Batılı felsefe ya da metodu şiar edinmemeye dikkat ederek, “Avrupalılaşma” ve devrim sürecini ele almaktadır. Devrimi fikri değil, reel şartların zorladığı bir hareket olarak görme eğilimindedir. Safa kendinden önce Türk Devrimi’ni ele alan çalışmaların din, kültür, medeniyet üzerinde durmadan sadece hukuki ve siyasi boyuta vurgu yaptıklarını söyleyerek Türk Devrimi’ni anlama çabalarının eksikliğine gönderme yapmaktadır. Bu bağlamda Safa’nın Türk Devrimi’ni ele alışı diğer yazar ve düşünürleriyle kıyaslandığında daha bütünsel (medeniyet boyutunda) biçimdedir.

Şevket Süreyya Aydemir: Materyalist düşünceyi benimseyen tek aydın; devletçi politikaların savunucusu ve devrim sürecinde seçkin- aydın grubunun ideolojik rolünü formüle eden kişidir.

M. Saffet Engin: Kemalizm ibaresini ilk kez kullanan kişidir.

Mehmet Ali Şevki: Mesleki İçtimai isimli 6 sayılık bir dergi çıkartmıştır.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir