Post Cahil Mobil İnsan Türü

Post Cahil Mobil İnsan Türü

 

Post Cahil miyiz, Yoksa Yeni Bir Türe Mi Dönüşüyoruz ?
Mobil İnsanlık Çağı

 

Elektronik ortamla yoğunlaşan görsellik kültürü, sözelliğin insanı harekete ve somut olana bağlayan ve yazılı kültürün de insanı yüksek düzeyde kendi üzerine düşünebilen bilinç haline getiren özelliklerine dayanarak kişinin kendi dünyasını kurmaktadır. Bu imgenin güçlü ve merkezi anlam üretici birim olduğu bir dünyadır. İletişim, giderek artan ölçüde imgeler dolaşımıyla sürdürülmektedir. İmge, yazıyı ve sözü destekleyen bir kategori olmaktan çoktan çıkmıştır.

 

İmgenin hüküm sürdüğü bu yeni kültürün insanı, olumsuz yaklaşan iletişim sosyologları tarafından "post cahil" olarak adlandırılmaktadır. Hem sözlü hem de yazılı dil içine yerleşemeyen, deneyimin üstesinden gelemeyen, bilgisayardaki imgeler kadar kendini gerçek hisseden, gerçeklik algısı yanılsamalarla dolu bu yeni insanın sayısal artışı, pek çok toplum eleştirmeninin korkulu rüyasıdır. Kimilerinin "post-cahil" yerine koydukları görsel kültürün insanının bilişsel özelliği, dağıtılmış biliş olarak adlandırılabilir.

 

Görsel çağın insanına olumlu yaklaşan iletişim sosyologları, bu insanın, zihinsel kapasitesini arttıran araçlarla anlamlı etkileşimde bulunabilme becerisine sahip olduğuna dikkat çekmektedirler. Burada sorun, zihinsel kapasitesi bir yandan gelişen diğer yandan da farklılaşan görüntü kültürünün insanına yeni okur-yazarlık becerilerinin kazandırılmasıdır. Günümüzde okur-yazarlık, televizyon ve internet gibi elektronik imge ortamların uzlaşımlarına, göstergelerinin çözümlenmesine, simgeler ve bu simgelerin üretim süreçleri ve tekniklerine ilişkin yüksek bir farkındalık ve aşinalık edinmesini gerektirmektedir. Böylelikle toplumun artan ölçüde dolayımlanması süreçlerine yönelik farkındalığı arttırılabilir ve medya metinleri karşısında eleştirel düşünme güçlendirilebilir. Bu amaçla erken yaşlardan itibaren insanların telegörsel imgeleri,adeta semiyotik bir şifre gibi çözebilmesi eğitim süreçlerine dahil edilmelidir. Toplumsal yaşamda sözün, yazının ya da imgenin totalize edici sonuçlarından kaçınabilmek için, insanların gerçekliğin üretim tarzına ilişkin yüksek bir farkındalık geliştirmesi gereklidir.





Asıl mesele, sözün, yazının ve görsel olanın, insanın etkinliklerini toplumsal ölçekte genişleten olanaklarını yitirmeden, politik iradesini ortaya koyabilen daha etkin yurttaşların yaratılabilmesidir.İlerleyen süreçte insanlar konuşarak değil mobil ya da internet etkileşimleriyle anlaşacak. Bir süre sonra kullanılmadığı için, kaybedilecek olan konuşma yetisi belkide yerini telepatiye bırakacak.

Kod Bilmeyen Çocuk, Okuma-Yazma Biliyor Sayılmayacak.

 

kod eğitimi

 

Milli Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı aldıkları ortak kararda anlatılan bu evrimleşme sürecinin farkına varılmış ve Milli Savunma Bakanı Fikri Işık tarafından konuyla ilgili şöyle bir açıklama yapılmıştır:  

"Sanayi Teknolojisinde çocuklarımızı bugünden geleceğe hazırlamak durumundayız. Bu nokta da özellikle Sanayi 4.0, Endüstri 4.0 ve Digital Teknolojilere daha fazla destek vermek ve Milli Eğitim müfredatına Kodlama dersi koymak artık bir zorunluluk olmuştur."

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir