Mehmet İzzet

Mehmet İzzet

Mehmet İzzet

1891 (İstanbul) – 8 Aralık 1930 (Berlin)

Sosyolojinin sivil hayatın bilimi olması gerektiğini savunmuş, pozitivist ve idealist bir düşünürümüzdür. İzzet ‘e göre; bilgi, merkezden çevreye yayılmalıdır. Devlet bir milletin hukuksal oluşumudur, demiştir. Durkheim gibi devlete mesafeli yaklaşmış ve Batı zihniyetinde nesiller yetiştirmek adına Darülfünun ‘da (Osmanlı döneminde üniversite düzeyinde eğitim veren kurum) dersler vermiştir. Felsefe düşüncesini bir kaç arkadaşıyla birlikte Darülfünuna sokan bir müderristir (Osmanlı döneminde eğitimci kişiye verilen unvan).

 
darulfinun nedir
 

Eğer ahlakımız bir determinizm (toplumsal belirlenimcilik) ile gerektirilmiş bulunuyorsa, sorumluluğun manası nedir? sorusundan yola çıkan İzzet toplumsal belirlenimcilik karşısında bireyin hürlüğü sorununu tartışır. Toplumların evrimi sorusunda yeni Amerikan idealistlerinden J. M. Baldwin ’in genetik metodundan faydalanmıştır.





 

Milliyet hakkındaki görüşlerini; Milliyet Nazariyeleri eserinde milliyetin bir şuurlaşma, hürriyete dair bir şuur olmasından hareketle, milliyeti, toplumsal hürriyeti sağlayacak bir ideal olarak tespit eder. Milliyet iradenin ürünüdür. Milliyeti açıklamak için müracaat edilen olgulardan hiçbiri ne ırk, ne toprak, ne lisan bu görevi üstlenebilir. Irk, lisan, toprak gibi özellikler ayrı ayrı milliyetin temeli değildir. Milliyet duygusunun insanları birlikte harekete sevk eden bir dürtü olmasının yanı sıra bazen milliyet duygusunun birleştirici değil, ayrıştırıcı olabileceğinin altını da çizmiştir.

 

İzzet ‘e göre sosyolojinin ilk amacı cemiyetleri tasnif etmek olmalıdır. Sosyolojinin konusu olan cemiyet, herhangi bir toplanmadan ibaret değildir. Birey cemiyete tabiidir ama bu esir demek değildir. Manası, derecesi ve kıymeti iyi anlaşılmak şartı ile bireyin cemiyete tabi olduğunu kabul etmekte bir sakınca yoktur. Medeniyetin mümkün olması, cemiyetin mevcut olmasına bağlıdır. Medeniyeti muhafaza eden ve onu bireylere ileten cemiyettir. Cemiyet hayatına hâkim olan amaçlar, düşünceler, her cemiyette bir sınırlı (muayyen) veya sınırsız (muaddal) olabilir.

 

İzzet ‘e göre çekirdek aile; çağdaş aile yapısını oluşturur. Medeniyet yolunda ilerlemek istiyorsak; kadının aile dışında sosyal hayatta varlığını genişletmek gerekir.

 

Öncelikli araştırma alanı olarak “Birey ve Toplum” arasındaki ilişkiyi inceleyen Mehmet İzzet; bireyle toplum arasında diyalektik bir ilişki olduğunu düşünür. Sosyoloji, toplumsal şartlar altında geliştiğinden toplumsal vicdanın görüntüsünü ifade eder. İzzet birinci olarak “Nasıl yaşamalı?” sorusuna “Ülkü için” cevabını verir. İkinci “Nasıl yaşamalı?” sorusuna ise “Makul bir şekilde” diyerek karşılık vermiştir. Birincisi bize amaçlarımızı; ikincisi ise araçlarımızı gösterecektir.

 

İzzet ‘in ilgilendiği sorunlar: Muasır cemiyet, Cemiyet ve fert, Cemiyet ve büyük adam ve Milliyet meseleleridir.

 

Eserleri:

Muasır Hayat ve Büyük Adamlar – Edebiyat Fakültesi Dergisindeki ilk denemesi
Ahlak – 1919
Milliyet Nazariyeleri ve Milli Hayat – 1923 (Yeni Alfabeyle, 1969)
Yeni İçtimaiyat Dersleri – 1927

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir