İbn-i Haldun

İbn-i Haldun

Ebu Zeyd Abdurrahman bin Muhammed bin Haldun el Hadrami

27 Mayıs 1332 (Tunus) – 19 Mart 1406 (Kahire)
 
 

Dönemine ışık tutmuş; umran ilmi (ilm-i umran) adını verdiği bir bilim dalının kurucusudur. Umran toplum manasına gelmekte ve toplum bilimi olarak da çevrilebilir. Kurduğu bu bilim dalının konu aldığı olgular vahşi yaşam, ehlileşme, mülk, devlet, geçim koşulları, savaşlar, evrimleşme, asabiye (toplumsal dayanışma), kazanç, ilimler, sanatlar gibi konular oluşturmuştur.




En temel kavram olan “asabiye” ilk başlarda akrabalık ve kan bağı gerektirirken; kentleşmeyle birlikte toplumsal bir bağa dönüşmüştür. Asabiye ‘yi “Risayet”ten “Mülk”e dönüşüm olarak açıklar. Risayet reislik kavramıyla özdeşleşmiştir. İlk zamanlarda toplumlarda siyasi iktidarı elinde bulunduran kişiyi Risayet olarak tanımlar. Risayeti elinde bulunduran, sahip olana itaat edilir. Reisin kararlarını başkalarına zorla kabul ettirme gücü yoktur. Fakat “Mülk” aşamasına geçildiğinde, sınırlar konulur, savaşlar olur, kararlarını ve kurallarını zorla da olsa kabul ettirir. Mülk devlet demektir, hükümet eliyle yönetilen siyasal örgüt biçimidir. Her toplumsal grup, girmiş olduğu savaşlardan ya da mücadelelerden zaferle çıkınca, kendinde “hukuk yaratma” kudretini de bulur.

 

Umran İlmi veya İlm-i Ümran Şu Sorulara Yanıt Aramaktadır:

 

  • İnsanlar niçin toplum halinde yaşarlar?
  • Toplum halinde yaşayan insanlar, niçin siyasi otoriteye ihtiyaç duyarlar?
  • Toplu yaşayan insanların geçim tarzlarından veya ekonomik etkinliklerinden kaynaklanan ilişki biçimlerinin sebepleri nelerdir?
  • İnsanları, diğer varlıklardan ayrı, seçkin bir konuma getiren ilmi faaliyetlerin ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin sebepleri nelerdir?

 

Eserleri:

Mukaddime

Kitâbu’l-İber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir