Türkiyenin Toplumsal Yapısı

harita-600x333Toplum: İnsanları etkileyen gerçek ilişkiler bütünü

Rol: Toplumda belli bir statüye mensup olan kişiden beklenen davranış

İnanç: Gerçekliğin doğası hakkında ileri sürülen iddialardır.

Statü Dizisi: Bireyin birden fazla statüye sahip olmasına denilir.

Triad: Üç kişiden oluşan (anne,baba,çocuk) gruba denilir.

Concordat: Din ve devlet ayrılma modeli; devlet ile dinin boşanması; din devlet otoritesine ve denetime tabi değildir.

Karşılıklılık: Sosyal alışveriş kuramında temel öneme sahip kavram

Gizlilik İlkesi: Vatandaşların seçimlerde hiçbir etki ya da baskı altında kalmadan, sadece kendi istek ve inançları doğrultusunda seçme haklarını kullanabilmeleri ilkesidir.

Kültür Şoku: Bir kültürden başka bir kültüre giden bireylerin, yeni kültüre uyum sağlamakta karşılaştıkları güçlük, sıkıntı ve bunalımlara gösterdikleri tepkiye denir.

Göktürk Alfabesi: Türklerin kesin olarak bilinen ilk alfabesidir.

Köy Enstitüleri: 1937-1954

Kurum:Hukuk evlilik aile ortaklık mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren genellikle devletle ilişkileri olan yapı veya birlik müessese

Kuruluş:Hisselerinin en az yarısı devlete ait olan kamu hizmeti yürüten her türlü şirket ve teşebbüse verilen ad

Kurum ve Kuruluş arasında ki fark: Kuruluşlar yeni ve taze yapıdayken kurumlar oldukça Eski ve köklü yapılardır yaptıkları görevler itibariyle profesyonelleşmişlerdir.

İşsizlik Türleri:
  • Açık İşsizlik; Çalışmaya hazır ve istekli iş gücü olduğu hâlde, açık işlerin olmamasından kaynaklanan işsizliktir.
  • Mevsimsel İşsizlik: Üretimin belirli mevsimlerde arttığı turizm, inşaat ve tarım gibi sektörlerde, üretimin azaldığı mevsimlerde yaşanan işsizlik türüdür.
  • Konjonktürel İşsizlik: Piyasada talep azalması nedeniyle üretimin dönemsel olarak daralması durumunda ortaya çıkan, özellikle ekonomik gerileme dönemlerinde artan işsizlik türüdür.
  • Yapısal İşsizlik: Açık işler olduğu hâlde iş gücünün vasıflarının ya da özelliklerinin bu işlere
    uygun olmaması nedeniyle ortaya çıkan işsizlik tipidir.
  • Friksiyonel (arızî / geçici) İşsizlik: İnsanların daha iyi işler bulmak amacıyla işlerinden ayrılmalarıyla oluşan ve kısa süren bir işsizlik türüdür ve bütün sağlıklı ekonomilerde görülür.
  • Gizli İşsizlik: Bir işte bir kişinin çalışması yeterli olacağı hâlde daha fazla kişinin çalışmasıyla ortaya çıkan işsizlik türüdür.
  • Teknolojik İşsizlik: Teknolojik ilerlemeler sonucunda iş gücüne duyulan ihtiyacın azalmasıyla
    ortaya çıkan işsizlik.
  • Sürekli Durgunluk İşsizliği: Ekonomilerin yaşadığı büyük durgunluklar nedeniyle yaşanan işsizliktir.
Hazine Müsteşarlığının Görevleri:
  • Ekonomi politikalarının belirlenmesine yardımcı olmak
  • Hazine işlemleri ve kamu finansmanına ilişkin faaliyetleri yürütmek
  • Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve devlet iştiraklerine ilişkin pay sahipliğinin gerektirdiği faaliyetleri yürütmek
  • İkili ve çok taraflı dış ekonomik ilişkileri düzenlemek
  • Uluslararası ve bölgesel ekonomik ve mali kuruluşlarla ilişkileri yürütmek
  • Yabancı ülke ve kuruluşlarından borç ve hibe alınması ve verilmesine ilişkin işlemleri yürütmek
  • Ülkenin finansman politikaları çerçevesinde sermaye akımlarına ilişkin düzenlemeleri yapmak ve kambiyo rejimine ilişkin faaliyetleri yürütmek
  • Sigortacılık sektörüne ilişkin izleme ve düzenleme faaliyetlerini yürütmek
  • Yatırım ve yatırım teşvikleri ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları faaliyetlerini düzenlemek
Anayasal Süreçler:
1808 Sened-i İttifak Belgesi: Osmanlı tarihinin ilk anayasal belgesidir.
1839 Tanzimat Fermanı:
  • Gülhane Hattı Hümayunu ile tüm azınlıkların temel hakları tanınmış ve tarihe “anayasacılık devrimi” olarak geçmiştir.
  • Bu dönemde Avrupa tipi laik okullar kuruldu. Bunlar ilköğretim okulları olarak hizmet veren “Mekteb-î iptidaiye”; ortaöğretim okulları olan “İdadiye,Rüştiyeler ve Sultaniye” yükseköğretim olarak hizmet veren “Darülfünun” okullarıydı.
1876 Kanuni Esas-i:
  • 1. Meşrutiyet Olarak adlandırılır.
  • Heyet-i Mebusan ve Heyet-i Ayan olmak üzere iki koldan oluşan bir Meclis-i Umumi tarafından yönetilir. Heyet-i Ayan üyeleri padişah tarafından ömür boyu görevde kalmak üzere seçilirken Heyet-i Mebusan üyeleri 4 yılda bir genel seçimlerle belirlenir.

1909 İkinci Meşrutiyet: Artık padişah değil, Meclis-i Mebusan en önemli kurum olmuştur.

1921 Anayasası:
  • Cumhuriyetin İlk Anayasasıdır. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu olarak bilinir.
  • Yasama, yürütme ve yargı erkleri meclisi bünyesinde toplanmıştır.
1924 Anayasası: 
  • Parlamentoya verdiği geniş yetkiler nedeniyle eleştirilmiştir.
  • 3 Mart 1924’ de eğitim üzerinde devlet otoritesini mutlaklaştıran,temel amacı ülke içindeki bütün eğitim kurumlarını tek bir merkeze bağlamak olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkartılmıştır.
1961 Anayasası:
  • 27 Mayıs 1960 Askeri İhtilali sonrasında yürürlüğe girmiştir.
  • 1924 Anayasasına göre temel hak ve özgürlükler alanında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.Temel vurgu bağımsızlık,özgürlükçülük ve demokratik hukuk devletidir.
  • Meclisin yetkilerinin geniş olduğu düşüncesinden hareketle TBMM ‘nin çıkardığı yasaları denetleyecek Cumhuriyet Senatosu adında ikinci bir meclis oluşturulmuştur.
  • Nispi Temsil Sistemine geçilmiştir.
  • MGK Kurulmuş ve Genelkurmay Başbakana bağlanmıştır.
  • Anayasa Mahkemeleri Kurulmuştur. Yasaları denetleme ve Cumhurbaşkanı dahil tüm bakanları yargılayabilecek bir Yüce Divan yetkisi bulunmaktadır.
1982 Anayasası:
  • 1980 Askeri darbesiyle MGK yeniden yönetimi eline almıştır.
  • Ulusun bölünmezliği, ulusal dayanışma, devletin korunması ve Atatürk milliyetçiliği vurgulanır.
  • Birey haklarının genişlemesinin devleti zaafa düşüreceği endişesiyle kısıtlamalara gidilmiştir.
  • Yasama ve yürütme güçlerinin egemenliği güçlendirmiş ve tek meclisli sisteme geri dönülmüştür.
  • Siyasi parti grupları en az yirmi milletvekilinden oluşurlar
Katkıda Bulunan İsimler:

Hofstede: “Kültürün Sonuçları” (1980) isimli kitabın yazarıdır. Türkiye ’nin de içinde bulunduğu 40 ülkeden 116000 çalışanın katıldığı araştırmasında elde ettiği sonuçları 4 temel kültürel boyut altında incelemiştir.

  • Bireycilik ve Toplulukçuluk (individualism & collectivism)
  • Kadınsı ve Erkeksi Davranış (feminity & masculinity)
  • Güç Mesafesi (power distance)
  • Belirsizlikten Kaçınma (uncertainty avoidance)
  • Uzun Erimli Yönelme (long term orientation) Daha sonra eklenmiştir.

Kadınsı (dişil) Toplumlar: Şefkatli, merhametli, nazik, sadık ve insan ilişkilerinde uyumu ön plana çıkaran davranışlar sergilenir. Zayıflık, sempati ile karşılanır.Yaşamak için çalışmak gerekir. Yöneticiler kurumda uzlaşma sağlamaya çalışırlar. İran, Tayland, Tayvan, Brezilya, İsrail, Fransa, İspanya, Peru, Şili, Yugoslavya ve Türkiye bu grupta yer alır.

Erkeksi (eril) Toplumlar: Rekabet, ekonomik güç, otoriter ve uzlaşmaz davranış gösterir. Başarı ve ilerlemeye yöneliktir. Para ve benzeri şeyler önemlidir. Bireylerin güçlü ve gösterişli olması beklenir. İlişkilerde kadının yumuşak davranış göstermesi beklenir. Güç, sempati ile karşılanır. Çalışmak için yaşamak gerekir. Yöneticilerin kararlı ve iddialı olması beklenir. Çatışmaların çözümlenmesinde karşı tarafı yenme önde gelir. Japonya, Yunanistan,
Meksika bu grupta yer alır.

11 Temmuz 2011 verilerine göre Türkiye’de %63 toplulukçu, %45 kadınsı, güç mesafesi %66 fazla, belirsizlikten kaçınma eğilimi %85 yüksektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK: Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en uzun süre cumhurbaşkanlığı görevini yapmıştır.

Fatih Sultan Mehmet: Yabancıları Türkleştirmek için Enderun Okullarını kurmuştur.

Turgut Özal: 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik kalkınma amacıyla; geniş çaplı Liberal programın hazırlanmasını sağlamıştır.

K.Marx: İnsanlık tarihinin bir şeylere sahip olanlarla olmayanlar arasında bir sınıf mücadelesi olduğunu ileri süren düşünür.

H. Spencer: İlk kez yapı kavramını kullanan düşünür.

Bottomore: Eğitimde “fırsat eşitliği”nin ancak sınıfsız ve seçkinsiz bir toplumda gerçeklik kazanacağını ileri süren düşünür.

Cooper: Ailenin bireyleri sınırlayıcı rollerde uzmanlaştırdığını iddia eden düşünür

Althusser: Kapitalist sistemlerde devletin temel ideolojik aygıtlarından birinin eğitim olduğunu belirtmiştir.

Gerhard Lenski: Çatışma ve fonksiyonalist kuramları birleştirerek evrimci sentez kuramını yaratmıştır.

F. Engels: Özel mülkiyet tek eşli çekirdek ailenin ortaya çıkmasını sağlamıştır. İslam dininin Yahudiliğe dönüş eğilimi taşıdığını savunur 🙂

J.Habermas: Rasyonel bir dilin dinsel bir dilin yerini almasını öneren modele “yerini alma modeli” ismini veren kuramcıdır.

Agnes Heller: Din günlük yaşamda inananların zihninde ideal bir “ideal topluluk” imgesi oluşturur ve kolektif temsiller olarak işlev görür.

Peter L. Berger: Sekülerleşmeyi dinin bütün yaşam alanlarından çekilmesi, küçülmesi ve kurumların din etkisinden kurtularak ortaya çıkması olarak tanımlayan kuramcıdır.

Nielsen: Dinin her şeyi tanımlayacak bir referans haline gelmesi durumunda seküler bir ortamdan söz etmenin mümkün olmadığını ileri süren düşünür

2 üzerine düşünceler “Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Bir Cevap Yazın

yada

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir