Türk Dil Kurumu

1926-baku-turkoloji-kurultayi-kitabi-kolektif-front-1

1926 yılında Azerbaycan’ın başkent Bakü’de toplanan Birinci Türkoloji Kurultayı pek
çok Türk topluluğunun kültür hayatını etkilemek bakımından çok önemli bir toplantıdır.

Atatürk, bu toplantıya ilgisiz kalmamış ve Fuat Köprülü, Hüseyinzade Ali Bey ile o sıralar
Türkiye’de çalışmakta olan Macar bilgin Mesaroş Yula’yı Türkye’yi temsil etmek üzere
göndermiştir. Bu toplantıda alınan Latin asıllı alfabe kabul edilmesi tavsiyesine uyulmuş
ve 1 Kasım 1928’de Türkiye bu alfabeyi benimsemiştir.
Türkçe ile ilgili düşünce ve tavrını pek çok vesileyle ortaya koyan Atatürk, Sadri Maksud
 Arsal tarafından hazırlanan Türk Dili İçin adlı eserin baş kısmına şu notu yazar: “Millî
his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî hissin inkişafında
başlıca müessirdir. Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin.
Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan
kurtarmalıdır.” Ayrıca 1931 yılında Adana Türk Ocağı’nda yaptığı bir konuşmayla
konuyla ilgili düşüncesini bir kez daha şu şekilde açıklar: “Milliyetin çok bariz vasıarından
biri dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve behemahal Türkçe konuşmalıdır.
Türkçe konuşmayan bir insan, Türk toplumuna mensup olduğunu idda ederse
buna inanmak doğru olmaz.”
1931 yılında Türk Tarih Kurumu kurulmuş ve 1932 Temmuz’unda ilk tarih kongresi
toplanmıştı. Kongrenin son günü akşamı Atatürk yanında bulunanlara “Dil işlerini düşünecek
zaman da gelmiştir. Ne dersiniz?” diye sormuş ve “Öyle ise, Türk Tarih Tetkik Cemiyeti gibi bir de ona kardeş bir dil cemiyeti kuralım. Adı da Türk Dil Tetkik Cemiyeti olsun.”
diyerek bu konudaki talimatını vermiş ve dille ilgili çalışmalar yapmak üzere Ankara’da
önemli bir kurum oluşturulmuştur. 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu kurulmuş ve
çalışmalara başlamıştır. Bu kurumun ilk faaliyeti olarak 26 Eylül 1932’de Dolmabahçe
Sarayı’nda büyük bir dil kurultayı toplanmış ve dille ilgili politikalar bu kurultayda belirlenmiştir. Türk Dil Kurumu 17 Ekm 1932’de bir bildiri yayınlar ve şu konulara dikkat çekilir:

  • Türk dilini millî kültürümüzün eksiksiz bir ifade vasıtası haline getirmek. Türkçeyi muasır medeniyetin önümüze koyduğu bütün ihtiyaçları karşılayacak bir mükemmelliyete erdirmek.
  • Bunun için bugün yazı dilinde Türkçeye yabancı kalmış unsurları atmak, halkçı bir idarenin istediği şekilde halk ve münevverler arasında birbirinden mahiyetçe ayrık dil varlığını ortadan kaldırmak, temel unsurları öztürkçe olan bir dili meydana getirmek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir