Toplumsal Tabakalaşma ve Eşitsizlik

Toplumsal Tabakalaşma ve Eşitsizlik çalışmaları yapmak isteyen bir sosyal bilimcinin öncelikle kapitalist sanayileşmenin yaşandığı toplumları analiz etmesi gerekir.

Türkiye’de sınıf ve eşitsizlik analizleri “Geç-ulus devlet ideolojisinin oluşması” nedeniyle zorluklar yaşamıştır.

Sosyal politika terimi ilk kez ülke Almanya ‘dır.

Yoksulluk Yasaları ile yoksulluğu ilk kez toplumsal bir sorun olarak gündeme getiren ülke İngiltere ‘dir.

Sınıf Farkındalığı: Ortak yaşam tarzı ve bu yaşam tarzına bağlı tutum ve inançların müşterek kabulü durumudur.

Küçük Köylü Ekonomisi: 1980 öncesi tarım tartışmalarında, tarımsal üretim ilişkilerine hâkim olan ve kapitalizmden farklı dürtülerle işleyen kavram.

Yapısal İşlevselci Tabakalaşma Kuramı: Geleneksel sosyoloji çalışmalarında toplumsal eşitsizlik analizi için seçilen kuramdır.

Post-Modernist Sınıf Yaklaşımı:  Toplumsal gerçekliğin farklı düzeyleri arasında nedensel açıklayıcılığa dayalı bir ilişki kurmak, kaçınılmaz olarak, belirlemecilikle sonuçlanacak metodolojik bir hatadır.

Kadın Hareketleri: Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlik konusundaki duyarlılığın gelişmesinde belirleyici etken olmuştur.

Sosyal politika evriminin üçüncü dönemi 1945-1973 yıllarıdır.

Neoliberal Gıda Rejimi: 1980 ile günümüz arasındaki gıda rejimine denir. 2000 ‘li yıllarda tarım ve gıdanın politik iktisadına damgasını vuran kavram.

Neoliberalizmin felsefi temelleri Hayek, siyasi temeleri Nozick ve iktisadi temelleri de Friedman tarafından atılmıştır.

Liberal Korporatizm: Merkezileşme, örgütlerin kendiliğinden sisteme katılması veya rekabet yoluyla silinmeleri sonucu oluşur.

İktisat Politikalarında Korporatist Uygulamaları: Amacı tam istihdam olsa da petrol krizinden sonra bu amacına ulaşamamıştır.

Kapitalizmle Geç Tanışan Ülkeler Literatürdeki Tanımları:

  • Geleneksel toplumlar
  • Üçüncü dünya
  • Geri bırakılmış toplumlar
  • Sömürge toplumlar

Kapitalist Piyasa İşleyişi: “Bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler” deyişini ifade eder.

Bilişsel Kapitalizm: Emeğin iletişimsel gücünün kapitalist işe tabi kılınmasıdır.

Refah devletinin yoksulluğu önlemek için yaptığı sosyal güvenlik politikalarına yönelik yapılan eleştiriler:

  • Sosyal yardımlarla geçimini sürdüren insanların sayısını arttırması
  • Çalışarak ekmeğini kazanma anlayışını aşındırması
  • Rekabetçilik anlayışını aşındırması
  • Yoksulluğun daha da artmasına sebep olabilmesi

Radikal Demokrasi: Yeni toplumsal hareketler gibi çoğul kimlik ve özne konumlarını siyasetin merkezine yerleştiren ve toplumsal dönüşümü devrimsel bir kopuşla değil liberal demokrasiyi derinleştirerek gerçekleştirmek isteyen siyaset anlayışı

Marksist Yaklaşım: Sömürünün kaynağında artık ürünün bulunduğu ve sınıf ilişkilerinin artık ürünü üretenler ile buna el koyanlar arasındaki gerilimden doğduğu öngörür.

T. H.Marshall: Vatandaşlık ve Toplumsal Sınıflar kitabında vatandaşlık haklarının sosyal ve ekonomik eşitliği sağlayan hakları kapsamadıkça; siyasal eşitliğin bir anlamı olmayacağını savunmuştur. Vatandaşlık kendi tarihsel gelişim süreci içerisinde medeni haklardan sosyal
haklara doğru evrim geçirdiğini iddia etmektedir. Yurttaşlık bir toplumun tam üyesi olan herkese tanınan bir statüdür.

Bourdieu: Yapı ve özne arasında üçüncü bir düzey olduğunu söyleyen ve bunu habitus olarak kavramsallaştırmıştır.

Robert Nozick ‘e göre, sosyal adaleti sağlamada servet sahibine “servetini nasıl elde ettin” diye sormak gerekir.

Friedrich August von Hayek: “Toplumsal eşitsizlik kapitalizme dinamizm kazandırır.” demiştir.

K.Eder: Sınıfı toplumsal konumların olasılığa açık bir inşası olarak tanımlayan düşünür.

Bernstein: Küçük meta üreticileri sömürülen bir kategoridir.

Amartya Sen: Yoksulluğa yaklaşımında kullandığı kavram “Yapabilirlik” ‘dir.

Alvin W. Gouldner: Üretim güçleri ve yönetim araçları hakkındaki teknik bilgisi sayesinde, üretim tarzı üzerinde fiili denetime sahip olan yeni sınıf “Profesyonel Elitler” ‘dir.

Alain Touraine: Mülkiyet ilişkilerine dayalı sermaye ve emek tanımlı ikili sınıf betimlemelerinin yetersiz kaldığını ve egemen sınıfın, enformasyon kontrolünü elinde bulunduran teknokratların olduğunu savunan düşünür.

Richard Henry Tawney: “Açgözlüler Toplumu” ile “Eşitlik” isimli iki ayrı eserin yazarıdır.

Rowntree: Yoksulluk sınırının bir ileri aşaması “açlık sınırı” olduğunu düşünür.

J. J. Rousseau: Eşitsizliği doğal (fiziki) ve siyasal olmak üzere ikiye ayırmıştır.

Jean Baudrillard: Kapitalist sistemin itici gücü, üretim değil tüketimdir.

 

Bir Cevap Yazın

yada

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir