Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi

501-260

Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi: Feminist çalışmalar da diyebiliriz. Feminist araştırmacıların en temel sorusu: Erkekler ve kadınlar arasındaki farklılıkları yaratan onların doğal özellikleri midir yoksa içinde yaşadıkları toplumun özellikleri nedeniyle mi farklıdırlar?

  • Doğacı görüş: Biyolojik özelliklerinden kaynaklandığını belirtir.
  • Gelişmeci görüş: Yetiştirilme tarzından kaynaklandığını belirtir.

Antropoloji: Toplumsal cinsiyet merceğini diğer disiplinlerden daha önce ve daha yetkin olarak kullanan disiplin, toplayıcı kadın tezinin önerildiği, toplumsal cinsiyete en açık disiplinler arasında yer alan disiplin

Estetik: Feminist felsefenin en az etki ettiği alandır.

Toplumsal Cinsiyet Merceği: Toplumsal süreçler, standartlar ve fırsatlar, sistematik bir biçimde kadınlar ve erkekler için nasıl ve neden farklıdır?” sorusunu sorduran kavramsal araç

Toplumsal Cinsiyet Hiyerarşisi: Kadınların ve erkeklerin toplum tarafından kendilerine atfedilen özelliklerine göre dikey olarak sıralanmasına denilir.

Toplumsal Cinsiyet Yanlılığı: Toplumsal cinsiyet kavramının kadınların içinde barındırdıkları çeşitlilik ve farklılıkları yansıtamadığı iddiasıyla yapılan sorgulamadır.

Çiçek Dürbünü: Feminist kuramlar kısa ömürlü ve değişebilir özellikleri oluşunu temsil eder.

Kritik Çoğunluk: Siyaset biliminde siyasi kültür ve siyasi gündemde değişiklik yaratılabilmesi için parlamentoda gereken kadın çoğunluğudur.

Kürtaj: 18. ve 19. Yüzyıldaki feminist hareketin gündemini oluşturmuştur.

Yatay Ayrışım: Kadınların belli eğitim alanlarında toplanmaları, yönlendirilmeleri

Dikey Ayrışım: Kadınların örneğin Öğretmenliğin; okul öncesi ya da ilköğretim gibi alt düzeylerinde yığılmaları; yani aynı meslek dalının alt düzeylerine yönlendirmeleri kadınları itibarsızlaştırma amacındadır.

Cam Tavan: Pek az kadının yönetici konumlarında bulunması, yükselebilecekleri en yüksek
basamağı belirleyen görünmez engel.

Sızdıran Boru Hattı: Kadınların ilköğretimden başlayarak karar verme konumlarına giden süreç içinde düzenli olarak sistem dışına atılmalarını temsil eder.

Siyah Feministler: Eğitim etik ve sivil bir mücadele aracıdır.

Mekân: Feminist coğrafyacılara göre kadınla özdeşleştirilen kavramdır.

Seçme ve Seçilme Hakkı:

Ülkemizde 1930 yılındaki belediye seçimlerinde kadınlar oy kullanmaya başlamış, 1934 ‘de de seçme ve seçilme hakkı verilmiş. Yeni Zelanda ‘da kadınlar bu hakka 1893 ‘de kavuşmuşlardır.

Kadının Parlamentodaki Temsili:
  • Formel Temsil: Kadın çıkarlarının temsili için yeterli olmayan bu temsil anlayışına göre fikirler ve çıkarlar temsil edilebilir ancak toplumsal cinsiyet ve diğer kimlikler temsil edilemezler.
  • Tanımlayıcı Temsil: Her grubun kendine özel bir kimliği, bu kimlikten doğan sorunları ve diğer gruplardan farklılaşmış deneyimleri vardır. Bu grupların grup üyelerince temsili, grup çıkarlarının ve sorunlarının temsili açısından önemli ve gereklidir.
  • Nitelikli Temsil: Kadınların parlamentoda var olmasının önemli bir başlangıç olduğunu, ancak bunun yanı sıra parlamentodaki kadınları destekleyici ve kadın sorunları yönünde etkin olmaya teşvik edici önlemler alınması gerektiğini savunurlar.
Kadının Siyasi Katılımı Arttırma Stratejileri:
  • Söylemsel Stratejiler: Bu stratejiler söylemde kadın katılımını destekleyici
    bir tavır almayı hem de bununla ilgili uluslararası antlaşmaları onaylamayı gerektirmektedir.
  • Olumlu Eylem Stratejileri: Bu stratejiler kadın katılımının önündeki ön yargıları yok etmek kadar kadınları katılıma teşvik etmek için de planlanan eylemlerdir.
  • Pozitif Ayrımcılık Stratejileri: Kadının parlamentoda yer alması açısından en radikal sonuçları doğuran stratejiler bütünüdür.

1. Dalga Feminizm: Kamusal alanda kadın haklarını (eğitim) savunmuştur.

2.Dalga Feminizm: Özel alanda kadın haklarını (kürtaj) savunmuştur.

Feminist Duruş Kuramı: İzole olmuş kişilerin yaptıkları tercihlerin soyut kavramlarla değil, kadınların gündelik yaşamlarındaki somut gerçekliklerle ele alınması, feminist bilgi üretiminin toplumsal güce dayalı olduğunu savunan görüş.

Temel Önermeleri:
  • Deneyim ve İktidar İlişkileri
  • Bilgi, öznelliklere sahip bilenler tarafından üretilir.
  • Bilginin kendisi ve üretim süreci toplumsal güç ilişkilerini içerir.
  • Feminist bilgi ile toplumsal güç arasındaki ilişki temeldir.
  • Kadınların deneyimleri çeşitlidir.
  • Bilgi, öznelliklere sahip bilenler tarafından üretilir.

Kültürel Sermaye Kuramı: İşçi sınıfından gelen annelerin ne kadar çaba gösterseler de sosyal, ekonomik ve psikolojik donanıma sahip olmadıkları için eğitim sistemini kendileri ya da çocukları yararına kullanamayacaklarını iddia eden kuram.

Feminist felsefe Beden ile Kadının özdeşleştirilmesine odaklanamamıştır.

Liberal Feminizm:

Toplumsal cinsiyet rollerinde fırsat eşitliğine önem veren kuramdır. Kadınların kariyerlerine ya da işlerine annelik rolleri ile ev-içi sorumluluklarını eklemek zorunda olduklarını düşünür. Temsilcileri Harriet Taylor ve John Stuart Mill ‘dir.

Yönelik Eleştiriler:
  • Özel ve kamusal yaşam arasına sınır çeker.
  • Evlilik, annelik ve ev içi emek gibi kavramlara dokunmaz.
  • Bireysel başarıyı iş fırsatlarıyla ilişkilendirir.
  • Bireysel öğrenmeyi eğitim fırsatlarıyla ilişkilendirir
Radikal Feminizm: 

Küçük gruplarda örgütlenerek,bilinç yükseltme grupları oluşturmuş ve kişisel olan siyasaldır düşüncesini yaygınlaştırarak, en çok eleştirildikleri evrensel kız kardeşliği savunmuşlardır. Kadınların ezilmişliğinin sorumlusu Ataerkilliktir. Siyasetle yüzleşmek, Kollektivizim, Özgürleşmek ve Yeni bir dil geliştirmek amacındadır.

Yönelik Eleştirileri:

Kız kardeşliğe dayalı toplumsal bir yaşamın oluşturulması, ataerkillikle mücadele önerisi

Marksist Feminizm:

Kadınların durumu, sınıf mücadelesinin ve ekonomik faaliyetlerin bir yan ürünü olarak anlaşılmalı ve bu nedenle, toplumsal cinsiyet ilişkilerinin kendi başlarına  bağımsız bir dinamiği olabileceği düşüncesi ikincil olarak kabul edilmelidir. Kadının aile ve evlilik içerisinde sömürüldüğünü düşünür.

Yönelik Eleştirileri:
  • Marksizmin cinsiyet körü olması
  • Marksizmin soyut bir analiz olması
  • Marksizmin kadınların kamusal yaşamdan dışlanmışlıklarını açıklayamaması
  • Marksizmin ev kadınlarını araçsallaştırması

Sosyal Feminizm:

Marksist feministlerle radikal ve psikanalizci feministlerin sınırlılıklarını aşmak için ikili sistemler yaklaşımını geliştirmişlerdir.

Yönelik Eleştirileri:

Irk ve etnisite gibi güçleri marjinalleştirdikleri için

Kültürel Feministler: 

Kadın özelliklerini yüceltirler. Sömürgecilik; bir ülkenin bir başka ülkeyi iktisadi ve siyasi denetimine almasıdır. Bu kavram bir de bir başkasının hayatı üzerinde kontrol sahibi olmak ve onun emeğini kullanmak anlamına da gelir ve kültürel feministler sömürgeleştirmeyi bu anlamda kullanırlar.

Eko-Feminizm:

Eko-feministler “derin-ekoloji” yaklaşımına kendilerini yakın hissederler. Derin-ekoloji doğanın korunmasıyla ilgilenmesiyle birlikte çevrenin sömürülmesi ve bu sömürüde rol oynayan insan faktörünü de hesaba katar. Derin ekolojistler yaşanılan çevre krizi için “insan merkezli” dünya görüşünü suçlamaktadırlar. Oysa ekofeministlere göre suçlanması gereken erkek merkezli
dünya görüşüdür.

Psikanalitik Feminizm:

Cinsiyete dayalı kişiliğin ailelerin psiko-dinamiği içinde biçimlendiği tezini savunur. Cinsiyete dayalı kişilik özellikleri -erkeklerde bağımsız ve rasyonel davranış; kadınlarda bağımlılık ve duygusal yoğunluk- insanları toplum ve ekonomi içindeki rollerine hazırlamaktadır.

Post-Modern Feminizm:

Cinsiyeti de toplumsal cinsiyeti de yaratan toplumdur.Postmodernizm sadece ataerkilliği kalıcı bir
kategori olarak sorgulamakla yetinmez; “erkek” ve “kadın” kavramlarını da sorgular.

Queer Kuramı:

Judith Butler, Queer kuramını, heteroseksüel anlayışın dayattığı ikili kimlik rejiminde “öteki” olarak görülenleri ve bu kişilerin eşit haklara sahip olmak için verdikleri mücadeleyi anlatmak için kullandı. Bu mücadele, homofobiye karşı olan anlayışa ve LGBT’lere ayrımcı politikalar uygulayan yönetimlere karşı verilmeye başlandı ve bu mücadeleye “Queer Hareketi” adı verildi.
Bu hareket, tıpkı feminist harekette olduğu gibi “Queer Kuramı”nı doğurdu. Queer kuramı, toplumsal cinsiyet, etnisite gibi kimliklere cinselliği ekleyerek kimlik temelli analizin sınırlarını
genişletme olanağı sunmuş; böylece cinselliğin de bir iktidar kaynağı olarak analiz edilmesini olanaklı kılmıştır

Feminist Nitel Yöntemler:

  • Derinlemesine Mülakat
  • Odak Grup Mülakat
  • Etnografik Analiz
  • Sözlü Tarih
  • İçerik Analizi
  • Söylem Analizi
  • Örnek Olay Analizi
Feminist Hukuk Teorileri:

Liberal (eşitlikçi) Feminist Hukuk Teorisi: Kadınlar ve erkeklerin hukuksal alanda aynı hak ve yükümlülüklere sahip olmalarını savunmakta ve bunun da toplumsal cinsiyet bakımdan nötr bir hukukla gerçekleşeceğini ileri sürmektedirler. Kendi aralarında ikiye ayrılmışlardır.

  • Asimilasyoncu Feminist Yaklaşım: Kadınların erkeklerle aynı hukuksal statüye kavuşmaları için erkekler gibi olmaları gerektiğini savunur.
  • Androjenik Feminist Yaklaşım: Kadınlar ve erkekler birbirlerine büyük ölçüde benzemektedirler. Onlara göre hukukta herkese eşit muamele edilmelidir. Eşit muamele ilkesi uyarınca mevcut hukuk kuralları sağlığı yerinde olmayan bir çalışana hangi hakları tanıyorsa, hamile kadınlara da aynı hakları tanımalıdır.

Farklılık Yanlısı (asimetrik) Feminist Hukuk Teorisi: Elizabeth Wolgast ‘a göre kadınlar erkeklerle eşit olamazlar. Zira eşitlik tanımı gereği “aynılığı” gerektirmektedir. Ona göre eşitlik yerine, kadınların özel ihtiyaçlarını temel alan özel haklar talep ederek adalet sağlanabilecektir

Kültürel Feminist Hukuk Teorisi: Kadınların erkeklerden farklı hayat deneyimleri vardır ve bu farklılık onların farklı bir dille (farklı ses teorisi) konuşmalarını sağlamaktadır. Onlara göre erkekler rekabete, bencilliğe ve saldırganlığa vurgu yaparlarken kadın dili ihtimam, bakım ve empatiye vurgu yapmaktadır

Radikal Feminist Hukuk Teorisi: Kadınlar bir sınıf olarak başka bir sınıf olan erkekler tarafından tahakküm altına alınmaktadırlar. Catharine MacKinnon’a göre eğer bir kadın heteroseksüel ilişkiden zevk alırsa aynı zamanda kendi ikincilleştirilmesinden de zevk alıyor demektir. Pornografinin tamamen yasaklanmasını talep etmiştir.

Postmodern Feminist Hukuk Teorisi: Tecavüz, taciz, ayrımcılık ve kadının cinselliğiyle ilgili diğer kurallar bakımından hukuk, kadın kategorisini oluşturmaktadır. Bu bağlamda hukuk beden üzerinden, kadın ve erkek kategorisine yer vermektedir. Beden tanımının toplumsal olarak yapıldığının göz önünde tutulmaması ise adaletsizliklere yol açıcı niteliktedir.

Hukuk Normlarının Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği İçermesinin Arkasındaki Nedenler:

  • Normların genel ahlakı yansıtması
  • Normların ideolojik temellendirilmesi
  • Normların kültürel temellendirilmesi
  • Kanun koyucunun ataerkil bakış açısı
Katkıda Bulunan SOSYOLOGLAR:

Nezihe Muhittin: 16 Haziran 1923 ‘de Kadınlar Halk Fırkasını 7 Şubat 1924 ‘de Türk Kadınlar birliğini kurmuştur. Kadın yolu ve Türk Kadın yolu dergilerini çıkartmış, 1937 ‘de Türk Kadını isimli eseri yazmıştır.

Mary Wollstonecraft: 18. yüzyıl liberal feminist düşüncesinin en bilinen ismidir. A Vindication of the Rights of Women (Kadın Haklarının Savunucusu’ (1792) isimli eseri yazarıdır.

Harriet Taylor: 1851’de yayınlayan “Kadınlara Oy Hakkı Verilmesi” isimli çalışmasında
cinsiyete dayalı eşitsizliğin doğanın bir emri olmayıp, gelenek ve göreneklerin bir sonucu olduğunu ileri sürer.

Michelle Barrett: Kadınların ezilmişliği ile sınıfsal sömürü arasındaki ilişkinin inşa edilme biçimlerini inceleyen feminist.

Ann Oakley: Gelişmeci Görüş ‘ün temcilcisidir.  Kız çocuklar ve erkek çocuklar arasındaki farklılıkların ailede ve okulda farklı renkte giydirerek, sonra farklı oyuncaklara yönlendirilerek
farklı okulları seçmeleri için yönlendirilerek farklı toplumsallaştıklarını ortaya çıkarmıştır.

Christine de Pisan: İlk feminist metinlerden (1405) Kadınlar Kenti ‘nin yazarıdır.

Maria Mies: Ev kadınlığı konumu ile düşük ücretle istihdam arasındaki ilişkiyi gösterdiği Narsapur’un Dantelcileri isimli kitabın yazarıdır.

Manuel Castels: Marksçı kent yazınından esinlenerek kolektif tüketim kavramını geliştiren kuramcı

John Stuart Mill: Kadınların oy kullanma hakkı mücadelesinde yanlarında durmuş erkek kadın hakları savunucusu

Friedrich Engels: Tek eşli çekirdek ailenin ortaya çıkma nedeni Özel Mülkiyettir.

E. Fox Keller: Nesnellik Yanılsaması incelemesinde; gözlemin açıklamadan, bilenin bilinenden, kuramın pratikten ve kültürün doğadan ayrılması gerektiğini savunmuştur.

R.Salibury: Siyasi katılım, öncelikle sistemi vatandaşlara, sisteme katılma ve böylece onu onaylama fırsatı vererek meşrulaştırır, elde etme ya da bu güce ortak olma imkânı verir. Siyasi uzlaşmazlıkların çözümünde başlıca yöntemdir.

Robert Stoller: 1968 yılında yayınlanan Cinsiyet ve Toplumsal Cinsiyet isimli kitabında kadınlık ve erkeklik durumlarını birbirinden ayırmak için ilk kez toplumsal cinsiyet kavramını kullanan psikiyatrist.

Kimberlè Crenshaw: Kadının homojen bir toplumsal kategori olarak ele alınmasına karşı Kesişimlilik (intersectionality) kavramını geliştirmiştir.

Nancy Chodorow: Psikanalitik Feminist “Anneliğin Yeniden Üretimi” kitabı,
Freudcu kuramın en önemli yorumudur.

Sue Wilkinson: Psikolojinin feminizme çok ihtiyacı olduğunu ama buna karşılık bu disiplinin en dirençli disiplinlerden biri olduğunu belirtmiştir.

Keanu Reeves: Bir kadını güldürebilirseniz Tanrı’nın yeryüzündeki en güzel eserini görürsünüz

Bir Cevap Yazın

yada

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir