Fenomenoloji Nedir?

Fenomen bilinç demektir “loji” kelimesi de bilim demektir. Yani Fenomenoloji, kabaca bilincin bilimi demektir.

Ne olduğunu düşünme. Ne olduğunu bil !

Fenomen Numen Ayrımı

Fenomen, görüntü veren (fiziksel) bir yapıya sahiptir.

Numen, görüntü vermeyen (zihinsel) bir yapıya sahiptir.

İnsan dışında kalan ve diğer bir insana görüntü veren başka hiç bir numenal yapıya sahip olan bir fenomenal yapı yok olduğunu düşünürüz.(Buraya daha sonra değineceğiz.)

Örnek:

Ali ile masayı ele alalım.

Masa Ali ‘ye, fenomenal bir görüntü verir ve Ali, masayı fenomenonumenal yapısı ile algılar.

Ali masaya bir görüntü vermez, çünkü masanın yapısı sadece fenomenal bir yapıdır ve masanın numenal bir yapısı yoktur.

Simdi, masa yerine Veli ‘yi ele alalım.

Ali, Veli’ye fenomenal bir görüntü verir, fakat Veli ‘yi numenal olarak algılar.

Aynı şey, Veli için de geçerlidir.

Simdi Ali ile Veli arasındaki fenomenal ve numenal ilişkiyi ortaya koyalım.

Ali, kendi numenal yapısı ile, Veli ‘nin fenomenal yapısını gözlemler.

Veli de, kendi numenal yapısı ile Ali’nin fenomenal yapısını gözlemler.

Burada önemli bir ayrıntı mevcut.

Bu ayrıntı da, Ali ile Veli’nin numenal yapılarının FARKLI oluşudur.

Buradan sonrasını anlatırken terimlerin kafamızı karıştırmasını engellemek için; fenomenal yapı için FİZİKSEL numenal yapı için ZİHİNSEL kavramlarını kullanacağım. Aslında tam karşılığını sağlamayan bu çeviri kelimelerini başta anlatdığımızdan sizler aradaki farkı biliyor olacaksınız.

Ali aslında, kendi gözlem vermeyen, zihinsel yapısı ile, Veli’nin fiziksel yapısını gözlemlerken, Veli’nin fiziksel yapısını mı, yoksa zihinsel yapısını mı değerlendirmektedir ya da her iki yapıyı birden mi değerlendirir?

Eğer zihinsel yapısını değerlendiriyorsa, görüntü vermeyen bu yapıyı değerlendirmesi nasıl mümkün olabilir?

Eğer fiziksel yapısını değerlendiriyorsa, bu değerlendirme aslında Veli’nin zihinsel yapısı değil midir?

Peki aslında ortada nasıl bir ilişki vardır.

Burada gözden kaçan durum şudur:

Ali, kendi gözlem vermeyen zihinsel (numenal) yapısı ile, Veli ‘yi değerlendirirken, bu değerlendirmeyi Veli ‘nin zihinsel (numenal) yapısı üzerine yapmakta, ama; Veli’nin fiziksel (fenomenal) yapısına iletmektedir.

Yani Ali, hem kendisinin, hem de Veli ‘nin görüntü vermeyen zihisel (numenal) yapılardan hareket etmekte, ama; bunu görüntü veren fiziksel (fenomen) yapıya yöneltmektedir.

İste aslında, görüntü vermeyen zihinsel (numenal) yapılar iletişim içindeyken, görüntü veren fiziksel (fenomenal) yapılar ilişkiyi algılamaktadır. Üstelik bu fenomenal ilişki gibi görünen, zihinsel (numenal) ilişki de, ne Ali kendi gözlem vermeyen zihinsel (numenal) yapısını, ne de Veli’den aldığı zihinsel (numenal) yapının fiziksel (fenomenal) görüntüsü ortada yoktur.

Aynı işleyiş, Veli için de geçerlidir.

Yani her ikisi de, aslında görüntü vermeyen zihinsel (numenal) yapıların ilişki içinde olduğunu ALGILAYAMAMAKTA, sadece görüntü veren fenomenal yapıları algılayabilmektedirler.

Çünkü, her ikiside fenomenonumenal yapıyı gözlemlerken, gözlem verdiklerinde fiziksel (fenomenal) yapıya ve gözlem alırken de fiziksel (fenomenal) yapıya indirgediklerinin farkında değillerdir.

Cünkü görüntü vermeyen zihinsel (numenal) yapı, görüntü veren fiziksel (fenomenal) yapı ile özdeşleştirilmiş iç içedir.

Bu hem Ali’nin, hem Veli’nin kendileri açısından, hem de birbirleri ile olan ilişki açısından böyledir, ama farkına varamamaktadırlar.

İşte o yüzden Ali’nin fenomenonumenal (öz yapısı) ve zihinsel (numenal) görüntü vermeyen numeni yerine görüntü veren fiziksel (fenomenal) muhatabı Veli’nin görüntü vermeyen numenallığına (zihinsel yapısına) yönelmiş olsa bile, onun fiziksel (fenomenal) görüntü veren kısmı ile muhattaptır. Yani zihin ile düşünüp iletişime geçmek isteseler bile bedenleriyle iletişim kurmakta fiziksel (fenomenal) yapıları zihinsel (numenal) yapılarının önüne bir perde çekmektedir.

İste, fenomen ile numen arasındaki bu kendinden içiçelik ilişkisi algılanmazsa ve de görüntü vermeyen zihinsel (numenal) yapı muhatap olduğu halde, kâle alınmazsa; ortada algılanacak sadece fenomenal bir görüntü kalıyor.

İste görüntü vermeyen zihinsel (numenal) ve fiziksel (fenomenal) yapı ile içiçe fenomenonumenal ayrılmaz bir bütün olan numenal yapı, kâle alınmadığı gibi, ayrı bir kategoriymiş gibi, fenomenal yapının karşısına konur. Ampirik ve metafizik gibi…

Kısaca görüntü veren, fiziksel (fenomenal) yapı olsa bile, alınan görüntü zihinsel numenaldir. Numenal görüntü veremediği için de, alınan görüntü fiziksel (fenomenal) olarak indirgenmiştir.

İnsanoğlu türü birleri ile olan iletişimlerinde, fiziksel (fenomenal) yapı, zihinsel (numenal) bir algı, fiziksel (fenomenal) bir görüntü verir.Bu yüzden, görüntü fiziksel (fenomenal) , ALGI zihinsel (numenal) dir.

Fakat görüntü ve algı, birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğundan da, ortada ne fiziksel (fenomenal) bir görüntü, ne de zihinsel (numenal) bir algı vardır.

Ortada olan FENOMENONUMENAL  (öz yapısal) birlikteliktir.

Yani öz ve görünüş, içiçedir. Görünüşü veren görüntü, görünüşü alan özdur.

Diger bir deyimle, görüntüyü veren fenomen; görüntüyü alan numendir.

Üstelik burada, numen de fenomen de insanoğlu birlerinin iletişimi açısından ikilidir. Yani insanoğlu türü birinin ikiliği (fenomenonumenal yapı ve isleyişi)dir.

İşte bu ikili birlik, birer birler olarak, iletişimdedir.

Akıl, gözlemi düşünceye taşımak yerine, aklın inandığı doğruyu düşünceye taşır ve bunu da sistem ve düzen haline getirmeye ve somutlamaya yönelir. Pozitivist bilimler numenal yapıyı önemsemez. Fenomenoloji ise iki temel yöntem benimsemiştir.

Askıya alma” ve “fenomenolojik indirgeme“.

Bunlar, kısaca belirtilecek olursa, bir yandan verilmiş öğelerin, yani dış görünümlerin raslantılsallığının paranteze alınarak dışta bırakılmasını ve öte yandan da, bilimsel ya da mantıksal olsun, çıkarsama yoluyla türetilmiş olan her tür yargıların ve çıkarsamaların dışta bırakılmasını ifade ederler.

Böylece, ikili bir işlemle hem özne hem de nesne askıya alınmış ve hem raslantısal olgular dünyasından hem de bilinci yönlendiren öznel yargılardan kurtulunmuş olunur ki sonuçta rastlantısal dış görünümleri bir yana bırakılarak dünyanın özü ortaya konulabilsin. Salt öze ancak bu şekilde varılabilecektir.

Şimdi ilk başta değindiğimiz Ali ve Masa örneğine dönelim. Masa ‘nın da bir numenal yapıya sahip olabileceği insanoğlunun egosundan kaynaklanan bir algılama sorunudur. Nasıl ki Ali Veli ile iletişiminde Veli ‘nin numenal yapısını kâle almadan sadece fenomenal yapısıyla irtibata geçiyorsa masa içinde bu aynıdır.

Töz ‘ün fenomenonumenal yapısının içinde bulunan tek tek nesneler ve insanoğlu dahil her şeyin algılanması zihnimize fenomenal olarak yansır. Evrendeki her şey tek bir fenomenonumenal yapıdadır. Zihin bunları algılamak için tekleştirir, belli kategorilere ayırır ve fenomenal olarak iç yapısına gönderir.

 

Bir Cevap Yazın

yada

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir